Pekin : 02 Eylül 2014 / 18:13
Çin Para birimi: 元Yuan  (人民币 Ren Min Bi)
Döviz Kuru ifadesi:
CNY
Sembol: ¥
Parite: 2013 Ocak ayı itibari ile 1 USD: 6,22 Yuan. 1 TL 3,53 Yuan 1 Euro: 8.28 Yuan

Çin Paraları
Kısaca Çin paralarını tanıyalım: 1,5,10,20,50 ve 100 Yuanlerin ön yüzünde Çin Halk Cumhuriyeti kurucusu Mao'nun resmi bulunmaktadır. Arka yüzlerinde ise Çin'in doğal ve tarihi güzellikleri yeralmaktadır. Jiaoların üzerinde ise Çin'in etnik milletlerinin geleneksel giysileri ile resimleri bulunmaktadır.
Çin Halk Cumhuriyetinde Mandarince (Putonghua) denilen Çince konuşulmakla birlikte başka dillerde konuşulmaktadır. Paraların üzerinde bu diller de kullanılmıştır. Bu diller Moğolca, Uygurca, Tibet dili ve Kırgızca'dır.Yuan , fen ve jıao bir çok bölgede farklı isimlerle anılmaktadır.
Semboller, renkler ve daha bir çok konu bakımından Çin parlarını incelemek mümkündür. Bu bölümde sadece günlük hayatta kullanımı kolaylaştıracak özet bilgi verilmiştir.

1 分 fen : 1 / 10    角Jiao
Fen birimi Çin parasının en küçük miktarıdır. Bir Fen 1/10 Jiao ( mao) ya karşılık gelir. (Türk Lirası karşılığı olarak herhangi bir para birimi bulunmamaktadır.)
1 角 jiao: 1/10 元 yuan
jiao para birimi Türk Lirası karşılığı olarak Kuruş düşünülebilir. Jiao para birimi halk arasında Mao olarakta kullanılmaktadır. Bir jiao 1/10 Yuana karşılık gelmektedir.
元 Yuan:
Çin para birimi olan yuan bir çok döviz kuru karşısında sürekli değer kazanmakta. Para birimi Yuan 元 olmakla birlikte kullanış olarak Kuai ( 快 ) veya Kuai Qian (块钱)  şeklinde kullanılmaktadır.
Örneğin:  10 Yuan 5 Jiao değerinde bir alışverişi Çinliler çoğunlukla 10 Kuai 5 Mao olarak ifade etmektedirler.

 
1 Yuan   一元                                           5 Yuan 五元                               10 Yuan 十元

 
20 Yuan 二十元                                     50 Yuan 五十元                    100 Yuan 一百元



  
Bir Jiao 一角                                         Beş Jiao 五角


Çin Metal Paraları: Jiao(mao) ve Fen (fın) metal olarakta piyasada bulunmaktadır.
Son günlerde hızlı yükselişleriyle rekor üstüne rekor kıran altın fiyatlarında sular hiç de durulacak gibi görünmüyor. Önümüzdeki döneme ilişkin öngörülerde bulunan analistler altının 1500-3000 dolar arasında seyredeceğini belirtiyor. Bu öngörüleri destekleyen bir açıklama da Çİn'den geldi. Çin Merkez Bankası'nın danışmanlarından Xia Bin, Çin'in devasa büyükteki döviz rezervlerini çeşitlendirmek için altın rezervlerini artırması gerektiğini söyledi.
Eylül sonu itibariyle Çin'in altın rezervleri bin 54 ton. China Securities Journal'a konuşan Xia ayrıca, Çin'in Yuan cinsinden yeni kredileri 2011'de 7.1 trilyon Yuan seviyesine indirmesini beklediğini ifade etti. 2010 yılı için Yuan cinsinden yeni kredi hedefi 7.5 trilyon Yuan olmuştu.
Öte yandan altın vadeli işlemlerde bin 380 doların üzerinde bulunuyor. Altın bu yıl içinde en yükse bin 433 doları görerek rekor kırmıştı.
Habertürk

 
 
 
 

Yeni Çin, 1949 yılında kurulduğunda eski rejimden iflas etmiş bir ekonomiyi devraldı. Tarımsal üretim düşmüştü. Yıllık hububat üretimi 113.18 milyon, pamuk üretimi de 444,000 tona kadar inmişti. Sinai üretim de azalmıştı. Zayıf bir altyapı ve geri kalmış teknoloji yüzünden temel ürünlerin üretim düzeyi düşüktü - yılda sadece 327,000 ton iplik, 1.89 milyar metre kumaş, 160,000 ton çelik ve 32 milyon ton tüvenan. İletişim ve ulaştırma da aynı şekilde geri kalmıştı, ülkenin 21,800 kilometre uzunluğundaki demiryolu hatlarinin sadece yarısı kullanılabiliyordu. Kontrolden çıkan enflasyon, korkunç bir yoksulluk iÇinde yaşayan halkı eziyordu. Kentlerde dört milyonun üzerinde işsiz insan yaşıyordu. Bu elverişsiz koşullara karşın Çin halkı, müreffeh bir ülke yaratmak iÇin çok çalıştı. Sekiz adet beş yıllık ulusal ekonomik ve kalkınma planını gerçekleştirdi. Dokuzuncu Beş Yıllık Plan (1996-2000) ise şu anda uygulanmaktadır.


Çin ekonomisinin kalkınması kabaca aşağıdaki dört aşamadan geçmiştir; İlk olarak 1949'dan 1956'ya kadar sosyalist dönüşüm büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir; ikinci olarak 1957'den 1966'daki "kültür devriminin" arifesine kadar genel sosyalist yapılanma tamamlanmıştır; üçüncü olarak ülke ekonomisinde ciddi basarısızlıklara ve tahrip edici kayıplara yolaçan "kültür devrimi", Mayıs 1966'dan Ekim 1976'ya kadar devam etmiştir; ve dördüncü olarak "kültür devrimi"nin Ekim 1976'da sonuçlanmasından sonra Çin'in ekonomik yapılanması, yeni bir kalkınma dönemine girmiştir.


Reform ve dış dünyaya açılma sürecinin 1979'da başlamasından bu yana Çin'in ekonomik yapılanması, büyük başarılar elde ederek butüm dünyada ilgi uyandırmıştır. 1979'dan 1995'e kadar GSYIH'deki (gayri safi yurt içi hasıla) yıllık ortalama artış 9.86 olmuştur. Bu oran, 1953 ile 1978 arasındaki dönemde yüzde 6.1 düzeyinde 3.8 puan yükseltmiştir.

 

Ekonominin kalkınmasından sonra Çin'in genel gücü önemli ölçüde artmıştır. 1995'te 5,192 milyar yuan olan devlete ait kiymetler ve 5,826.1 (milyon) yuan düzeyindeki GSYIH'si Çin'i dünyada altıncı sıraya yerleştirmiştir. Çin, hububat, pamuk, kumaş, et, su ürünleri, yumurta, nebati yağ, tarımsal kullanım iÇin plastik örtü, kömür, çimento, bisiklet, çamaşır makinesi, televizyon, porselen ve çanak çömlek, pamuk ipliği, tekstil, örülmüş elbise ve elbise üretimi dahil olmak üzere bazı temel sinai ve tarımsal ürünler açısından dünyada birinci sırada bulunmaktadır. Çelik, kimyasal iplik, yün kumaşı, maden, elektrik gücü ve kimyasal gübre ürünlerin üretimleri dünyada ileri sırada da bulunmaktadırlar. Bunlara ilave olarak, Çin bugün büyük çaplı madenleri ve elektrik santralleri
ile metalürji, kimya, otomobil ve gemi yapımı sanayilerini kendi teknolojisi ile donatabilmektedir. Bu başarılar, sosyalist modernleşme hamlesi iÇin maddi ve teknik temel oluşturmaktadır.
Çin ekonomisinde köklü değisiklikler meydana gelmiştir. Ancak, dünyadaki gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında Çin'in büyük nüfusu ve zayıf ekonomik temeli nedeniyle hala büyük bir fark bulunmaktadir. 1987'de yapılan ÇKP 13'üncü Ulusal Kongresi'nde belirlenen stratejik hedeflere göre Çin'in modernleşme programı, kabaca üç aşamada gerçekleştirilecektir: İIlk olarak gIda ve elbise sıkıntısının sona erdirilmesi iÇin 1980 GSMH'sinin iki katına çıkarılması; ikinci olarak 1980 GSMH'sinin bu yüzyılın sonuna kadar dört kat artırılması ve bütün halk iÇin oldukça rahat bir yaşam sağlanması; ve üçüncü olarak ülkenin modernleşmesinin 21'inci yüzyıl ortalarına kadar büyük ölçüde tamamlanması, kişi başına GSMH'sinin orta düzeyde kalkınmış ülkelerin düzeyine çıkarılması ve halk iÇin oldukça müreffeh bir yaşam sağlanması.
Çin'deki bütün etnik grupların uyumlu çabaları sayesinde birinci aşama, 19890'lerin sonuna kadar büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. Ikinci aşama da, 1995'te planlanandan önce tamamlanmıştır. Bu nedenle, Ulusal Ekonomik ve Sosyal Kalkınma iÇin Dokuzuncu Bes Yıllık Plan ve 2010 Yılı iÇin Uzun Vadeli Hedeflere yeni bir hedef konul-
muş ve Mart 1996'da Sekizinci Ulusal Halk Kongresi'nin Dördüncü Toplantısında onaylanmıştır. Dokuzuncu Beş Yıllık Planın temel hedefleri şöyledir: modernleşme hamlesine ilişkin stratejik planın ikinci aşamasının çok yönlü bir şekilde tamamlanması ve nüfusun 1980'deki nüfusa göre yaklaşık 300 milyon artacağı 2000 yılında 1980'deki kişi başına gayri safi milli hasılanın dört kat artırılması; halkın yaşam standardı oldukça rahat bir yaşam sağlayacak düzeye yükseltilirken yoksulluğun gerçek anlamda ortadan kaldırılması; ve modern bir girişim sisteminin oluşumunun hızlandırılması ve geçici olarak bir sosyalist piyasa ekonomisinin kurulması. 2010 yılında gayri safi milli hasıla, 2000 yılındaki düzeyinin iki katına çikacak, halk daha rahat bir yaşama kavuşacak ve hemen hemen tamamlanmış bir sosyalist piyasa ekonomisi oluşacaktır. Bu hedeflerin gerçekleştirilmesi ile Çin'in üretici güçleri, genel ulusal gücü ve halkın yaşam standartlarında oldukça büyük bir ilerleme kaydedilmiş olacak ve ülkenin sosyal ve ekonomik özelliklerinde büyük tarihi degişimler meydana gelecektir. Bunlar, modernleşmenin gerçekleştirilmesine yönelik üçüncü aşama stratejik planın gerçekleştirilmesi iÇin sağlam bir temel oluşturacaktır. Çin halkı bugün bu amacın gerçekleştirilmesi için büyük gayret göstermektedir. 
 

1950'lerden itibaren Çin, yüksek düzeyde merkeziyetçiliğe dayanan bir planlı ekonomi uyguladı. Sözkonusu dönemde bu sistem, ülkenin mali ve maddi kaynaklari ve teknolojik güçlerini önemli projelere tahsis ederek, kaynakların akılcı dağıtımını sağlayarak, bölgesel ekonomiler arasında yeniden denge kurarak ve sanayileşme iÇin bir temel oluşturarak ekonomik ve sosyal kalkınmada etkin bir rol oynamıştır. Ancak ekonomik kalkınmanın kapsamının sürekli genişlemesi ve ekonomik yapının giderek daha karmaşık bir hal alması nedeniyle bu ekonomik sistemin kusurları giderek belirgin hale gelmiştir. Kamu mülkiyeti düzeyinde tek yanlı artışlara dayalı politika, Çin'in ilk aşama sosyalizmindeki üretici güçlerin gelisme düzeylerine uymamıştır. Hükümet ve teşebbüsler arasında görev ve sorumlulukların ayrımı açık bir şekilde yapılmamıştı ve devlete ait teşebbüsler, yönetimde bağımsızlığa sahip degillerdi. Ekonomideki planlı ayarlamalara ağırlık verilirken değer kanunu ve piyasanın rolü ihmal edildi. Ekonominin yönetimi iÇin büyük ölçüde idari araçlara başvurulurken ekonomik teşvikler ve yasaların kullanımı gibi dolaylı düzenleyici araçlar gözardi edildi. Dağitimda, "herkesin aynı büyük tencereden yemek yemesi" ilkesi çerçevesinde körükörüne eşitlik politikasi izlendi. İşçiler, teşebbüslerinin başarısına, kar veya zarar ettiğine bakılmaksızın aynı ücreti aldılar. Bueksiklikler, üretici güçlerin gelişmesini engelledi. Bu nedenle Çin'in ekonomik kalkınması iÇin planlı ve sistemli bir ekonomik yeniden yapılanmanın büyük önem taşıdığı anlaşıldı.
Çin Komünist Partisi (ÇKP) 11'inci Merkez Komitesi'nin 1978 sonunda yapılan üçüncü toplantısında Çin'in ekonomik sisteminin yeniden yapılandırılması kararı alındı. Reform, ilk önce taşrada başladı. İlk adım, ücreti üretime bağlayan sözleşmeli aile sorumluluk sistemi ile merkeziyetçilik ve ademi merkeziyetçiliğin birleştirilmesini içeren iki katmanlı bir yönetim sisteminin uygulanmasıydı. Merkeziyetçiliğe ve tahsise dayalı tarımsal ve yan ürün alımlarına aşamalı olarak son verildi ve bir çok tarımsal ve yan ürünün fiyatları üzerindeki denetimler hafifletildi. Uzmanlaşmış, ticarileşmiş ve sosyalleşmiş bir kırsal ekonominin oluşması iÇin kırsal sinai yapı yeniden düzenlendi. Kasaba ve köy işletmeleri hızlıi bir şekilde kuruldu ve kırsal kesimdeki ihtiyaç fazlası işçilere, toprağı sürmekten başka işler verildi. Kırsal kalkınmadaki pürüzsüz ilerleme, bütün ekonomik sistemin yeniden yapılandırılmasıi iÇin olumlu koşullar yarattı ve deneyim kazandırdı. Ekim 1984'te ÇKP 12'inci Merkez Komitesi üçüncü toplantısında kabul edilen Ekonomik Sistemin Yeniden Yapılandırılması Kararı, Çin'in ekonomik sisteminin reformunun bir kentsel merkezli aşamaya girdiğinin habercisi oldu. Bu reform, başlıca asağıdaki hedefleri kapsamaktaydı: 1. Mülkiyet yapısında değisiklik yapılması. Kamu mülkiyetini egemen mülkiyet biçimi olarak kabul eden Çin, genel sosyalist ekonomi iÇinde çeşitli mülkiyet sistemlerinin geliştirilmesini teşvik etmektedir. 1995'te devlete ait teşebbüslerin toplam sinai üretim değeri iÇindeki payı 30.9 oldu. Bu oran 1978'de yüzde 77.6 düzeyindeydi. Kollektif mülkiyete tabi teşebbüslerin payı ise 1978'deki yüzde 22.4'ten 1995'te yüzde 42.8'e yükseldi. Bireysel, özel ve yabancılara ait teşebbüslerin toplam payı ise yüzde 26.3 oldu. 2. Devlete ait teşebbüslerin karar verme yetkisinin artırılması ve güçlendirilmeleri. İlgili devlet yasaları ve yönetmeliklerine uyulması koşulu ile devlete ait teşebbüslerin karar verme yetkisi, üretim planları, ürünlerin satın alınması ve pazarlanması, fi-yatlandırma, teşebbüs tarafından alıkonulan paraların kullanılması, mülklerin satışı, işgücü ve personel, ücret ve ikramiyelerin belirlenmesi ve ekonomik koordinasyon konularında artırıldı. Aynı zamanda, devlete ait işletmelerde bir sözleşme yönetimi sorumluluk sistemi uygulamaya konuldu, işletmeler arasindaki yatay bağlantılar etkin şekilde teşvik edildi ve işletme grupları oluşturuldu. Bunlara ilave olarak bir pilot hissedarlık sistemi başlatıldı. 3. Fiyat reformunun uygulanması ve bir piyasa sisteminin geliştirilmesi. Fiyat reformu sürecinde ilerleme kaydedildikçe piyasa, fiyat oluşumunda giderek öncü rol oynamaya başladı. 4. Planlama, kamu maliyesi ve bankacılık sistemlerinde reformların uygulanması ve makro-ekonomik yönetimin aşamalı olarak en işlevsel hale getirilmesi. Doğrudan planlamaya dayalı yönetimin kapsamı daraltıldı ve piyasanın belirleyici rolü buna uygun olarak güçlendirildi. Ekonominin düzenlenmesine ilişkin idari yöntemlerin yerini giderek ekonomik ve hukuki yöntemler aldı. Eski kamu maliyesi sisteminde yerel gelirler, merkezi makam tarafından toplanarak ilgili birimlere yeniden dagıtılmaktaydı. Bu sistemin yerini, ilginç biçimde adlandirilan "fırınları böl ve ye" sistemi almıştır. Daha basit bir şekilde ifade etmek gerekirse bu yeni sistem, her bölgenin izleme sorumluluklarini üstlenmek iÇin çeşitli kamu maliyeti yöntemlerini uygulamalarına, yani kendi fırınlarını alarak kendi yemeklerini pişirmelerine imkan vermektedir. Devletin tek kayıtlı bütçe sistemi, bir çok kayıtlı sistemle değiştirilmiştir. Çin Halk Bankası, merkez bankası olmaya devam etmektedir. Ancak, çeşitli uzmanlaşmış bankalar şu anda bankacılık faaliyetlerini doğrudan yürütmektedir ve çeşitli banka dışı mali kurumlar oluşturulmuştur. 5. Çin'in dış ticaretinin ıslahı, uluslararası uygulamalar ve Çin'in somut durumuna uygun olarak sürdürülmektedir. Ihracat sübvansiyonları ve ithalat vergileri kaldırılmış, ticari mallara ilişkin kotalar ve lisans zorunlulukları önemli ölçüde azaltılmış ve zorunlu ithalat/ihracat planlamasına son verilmiştir. Tarifeler aşamalı olarak azaltılarak daha fazla sayıda yabancı ürünün Çin pazarına girmesine izin verilmiştir. 6. Gelir dağıtım sistemi ıslah edilmiştir. "Herkese çalışmasına göre" şeklindeki ilke başlıca dayanak olarak varlığını korurken çok çeşitli gelir dağıtımı biçimleri kullanılmaktadır. Resmi kurum ve kuruluşlarda ücret yapısı genellikle ücretleri unvana göre oluşturmaktadır, işletmelerde toplam bordro, bu işletmenin ekonomik başarısına bağlıdır. İşçilerin ücretleri, kendi katkıları ile orantılıdır. Gelirin yapılan işin miktarına bağlı olmadığı başka sistemler de kabul edilmektedir. Bazı kişiler, bütün toplum iÇin gönencin artırılması yolundaki ortak amaca hizmet ederken öncelikle dürüst çalışarak ve yasal ticari faaliyetlerde bulunarak zengin olabilirler. Aynı zamanda, işsizlik ve emekli aylıkları üzerinde yoğunlaşan sosyal güvenlik sisteminin ıslahı aşamalı olarak devam etmektedir.

Önceki başlıkta tanımlanan ekonomik yapısal reformlara dayalı olarak Ekim 1992'de yapılan ÇKP 14'üncü Ulusal Kongresi, bir sosyalist piyasa ekonomisi sisteminin oluşturulmasını Çin'in ekonomik reformunun hedefi olarak belirleyerek Çin'in ulusal ekonomisinin gelişiminde tarihi bir değişikliğin işaretini vermiştir. Mart 1993'te yapılan Sekizinci Ulusal Halk Kongresinin Birinci Toplantısında kabul edilen Anayasa değişikliği ile "ulusun bir sosyalist piyasa ekonomisi uygulayacağı" öngörülmüştür. Çin'in sosyalist piyasa ekonomisi, temel sosyalist sistemi ile yakından bağlantılıdır. Başka bir deyişle devlet tarafından makro düzeyde kontrol edilen piyasa, kaynakların tahsisi iÇin temel araç işlevi görecektir. Kasım 1993'te ÇKP 14'üncü Merkez Komitesinin üçüncü toplantısında kabul edilen Sosyalist Pazar Ekonomisi Yapısının oluşturulması konusundaki belirli konulara ilişkin karar, Çin'in ekonomik yapısal reformu iÇin genel plan ve eylem programı olmuştur. Bu kararın başlıca unsurları aşağıdaki şekilde özetlenebilir: Çeşitli mülkiyet biçimleri birlikte geliştirilirken kamu mülkiyeti, esas mülkiyet şekli olmaya devam edecektir. Devlete ait işletmelerin işletme mekanızmasında, piyasa ekonomisi şartlarına uygun değişiklikler yapılacak; işletmelerin mülkiyet hakları ve sorumlulukları açikca tanımlanacak, devletin görevleri bu işletmelerin görevlerinden ayrılacak ve işletmeler bilimsel olarak idare edilecektir. Kentsel ve kırsal pazarları birleştiren ve kaynak tahsisini en uygun hale getiren açik ve birlestirilmiş bir ulusal pazar sistemi oluşturulacaktır. Ulusal ekonominin sağlıklı bir sekilde gelişmesini sağlayacak ve büyük ölçüde dolaylı yöntemleri kullanan bir optimal makro-düzenleyici sistem kurulması iÇin hükümetin ekonomi idaresine ilişkin görevlerinde değişiklik yapılacaktır. Verimliliğe öncelik veren ve dağıtımda hakkaniyetin dikkate alındığı işe göre dağıtım ilkesine dayalı bir gelir dağıtım sistemi oluşturulacaktır. Bazı bölgeler ve bazı kişiler, ötekilerden önce zenginleşecektir, ancak ülke ortak refah yolunda ilerlediği iÇin bu süreç özendirilecektir. Son olarak kentsel ve kırsal kesimde yaşayanlar iÇin Çin'in ulusal özelliklerine uygun olan, ekonomik kalkınma ve sosyal istikrari destekleyen sosyal güvenliği garanti eden çok katlı bir sosyal güvenlik sistemi kurulacaktır.
1994'ten itibaren Çin'in ekonomik yapısal reform süreci, reformun sırayla bir noktadan başka bir noktaya ilerlediği bir aşamadan temel noktalarda hamleleri vurgulayan yeni bir kapsamlı aşamaya girmiştir. Bu yılda ekonomik yapısal reformda önemli bir adım atılmıştır. Bir sosyalist piyasa ekonomisi kurulmasına ilişkin gereksinimler doğrultusunda maliye, vergilendirme, bankacılık, döviz, dış ticaret, yatırım, fiyat ve dolaşım konularında önemli reformlar yapılmış ve belirli sonuçlar elde edilmiştir. Vergi dağıtımı üzerinde odaklaşan yeni bir mali sistem, temel olarak oluşturulmuştu ve ana bölümünü katma değer vergisinin oluşturduğu bir satış vergisi sistemi normal şekilde uygulanıyordu. Yerli işletmeler ve kişilerden gelir vergisi tahsilat yöntemleri, büyük ölçüde birleştirildi, vergi kategorilerinin sayısı azaltıldı, vergilendirme basitleştirildi ve vergi yükü daha eşit bir şekilde paylaştırıldı. Paranın merkez bankası tarafından makro düzeyde idaresi güçlendirildi, poliçe bankaları kuruldu ve ticari bankalar aktif ve pasif orantılıi yönetimini uygulamaya başladılar. Kambiyo kuru pürüzsüz bir şekilde doğru yola sokulurken RMB kuru istikrarını korudu ve hatta bir ölçüde yükseldi. Bazı önemli malların fiyatlarinda ayarlama yapıldı. 1995'te devlete ait işletmelerin ıslahında ilerleme kaydedildi. Büyük ve orta ölçekli işletmeler ve işletme grupları arasında modern bir işletme sisteminin kurulmas ve kentlerdeki işletmelerin ıslahı, çok yönlü olarak denenmeye başlandı. Bu, işletmelerin ıslahı sırasında ortaya çıkan belirli sorunların çözülmesini sağladı. 1996-2000 döneminde ekonomik reformun başlıca hedefleri şöyledir: 1) Modern bir işletme sisteminin kurulması ve devlete ait işletmelerin ıslahı ve geliştirilmesinin sağlanması. Bu reformlar, mülkiyet haklarının rasyonelleştirilmesini, hükümet ve işletmeler arasındaki görev ve sorumlulukların ayrılması ve devlete ait işletmelerle bağımsız karar alma yetkisi verilmesi yoluyla bunların kendi kârları veya zararlarından sorumlu olan, piyasadaki rekabette önemli bir rol oynayan, bağımsız olarak yönetilen, kendi kendini idare eden tüzel kişilikler haline getirilmesini amaçlamaktadır. Devlete ait işletmeler ayrıca devlete ait kıymetlerin değerinin korunması ve artırılması sorumluluğunu da üstleneceklerdir. 2) Birleşik, açık, rekabetçi ve düzenli piyasa sisteminin geliştirilmesinin desteklenmesi. Emtia piyasalari, özellikle üretici malları piyasalarinin geliştirilmesine etkin bir şekilde devam edilecektir. Hisse senetleri ve tahviller dahil olmak üzere devredilebilir mali araç borsaları yanısıra teknoloji, işgücü hizmetleri, bilgi ve gayrimenkul borsalarının geliştirilmesine hız verilecektir. Yatırım ve fonların dolaşımınna ilişkin yöntemler yeni reformlara tabi tutulacaktır. 3) Kişisel gelir dağılımının düzenlenmesi ve ücret ve sosyal güvenlik sistemleri reformunun derinleştirilmesi ve gerek işveren, gerekse işçi iÇin serbest istihdam seçiminin aşamalı olarak gerçekleştirilmesi, ücret ayarlamaları dahil olmak üzere her işletme, kurum ve hükümet organının özelliklerine uygun ücret sistemleri oluşturulacaktır. İşsizlik ve emeklilik sigortası ve sağlık hizmetlerini kapsayan yeni bir sosyal güvenlik sistemi kurulacak ve geliştirilecektir. Kentlerde ve kasabalarda konutların ticarileştirilmesinin aşamalı olarak gerçekleştirilmesi amacıyla konut sisteminin ıslahı hızlandırılacaktır. 4) Hükümet sorumluluklaıi ve görevlerinin dönüşümünün hızlandırılması ve devletin makro düzenleme kabiliyetinin güçlendirilmesi. Hükümet ve işletmelerin rolleri birbirinden ayrılmaktadır. Hükümetin sorumlulukları ve görevleri büyük ölçüde genel planlama, politika kararları, bilgi ve yönlendirme, örgütsel eşgüdüm, ve hizmet, inceleme ve denetim sağlanmasını kapsamaktadır. Planlama, maliye, bankacılık ve bazı uzmanlaşmış kurumlarda kullanılan idari mekanizmanın ıslahına devam edilecek, denetleme ve ekonomik denetim yoğunlaştırılacak ve buralarda kullanılan bilimsel makro kontrol sistemi ve yöntemleri genişletilecektir. 5) Dış dünyaya açılmanın daha fazla genişletilmesi. Dış dünyaya açılmanın kapsamı, çok düzeyli, çok kanallı ve çok yönlü bir açılma modeli oluşturulması amacıyla genişletilecek ve çeşitlendirilecektir. Yatırım ortamının daha fazla geliştirilmesi, yabancı sermaye, kaynaklar, teknolojiler ve yönetim deneyiminden daha fazla ve daha iyi kullanılması ve yabancı yatırımcıların yasal hakları ve çıkarlarının garanti edilmesi iÇin daha fazla esneklik getirilecektir. Dış ticaretin daha da çeşitlendirilmesi ve ihracata dönük ekonominin geliştirilmesi iÇin uluslararası pazarlar etkin bir şekilde açılacaktır. 6) Bir sosyalist piyasa ekonomisi sisteminin oluşturulmasının yönlendirilmesi, ileriye sevkedilmesi ve garanti edilmesi ve her türlü reformun pürüzsüz bir şekilde ilerlemesi iÇin yasaların daha iyi bir şekilde kullanılması amacıyla yeni mevzuat oluşturma süreci hızlandırılacaktır. Bu şekilde, Çin'de bir sosyalist piyasa ekonomisi bu yüzyılın sonuna kadar büyük ölçüde yerleşmiş olacaktır.
 

Çin, reform ve dış dünyaya açılma sürecinin daha iyi gerçekleştirilmesi ve ekonomik kalkınmanın canlandırılması iÇin 1980'den itibaren Guangdong Eyaletindeki Shen Zhen, Zhuhai ve Shantou'da , Fujian Eyaletindeki Xiamen'de ve biri de bütün Hainan Eyaletini kapsamak üzere beş özel ekonomik bölge kurmuştur. 1984'de 14 kıyı kenti yabancı yatırımlara açılmıştır. Bu kentler şöyledir: Dalian, Qinhuangdao, Tianjin, Yantai, Qingdao, Lianyun gang, Nantong, Shanghai, Ningbo, Wenzhou, Fuzhou, Guangzhou, Zhanjiang ve Beihai. Daha sonra 1985'ten itibaren devlet, Yangtze Nehri Deltasi, Inci Nehri Deltasi, güney Fujian'daki Xiamen-Zhangz- hou-Quanzhou üçgeni, Shandong ve Liaodong yarımadalarını ve He- bei ve Guangxi açık kıyı ekonomik bölgelerini tek bir açık kıyı kuşağı olarak birleştirerek açık kıyı bölgelerini genişletmeyi kararlaştırmıştır.
Çin hükümeti, 1990'da Shanghai'deki Pudong Yeni Bölgesini yabancı yatırımlara açmaya karar vermiş ve Yangtze Nehri boyunca yeni bazı kentler kurmuştur. Bu şekilde Yangtze Nehri vadisi boyunca uzanan
ve Shanghai'deki Pudong Yeni Bölgesinin "ejderha başı"nı oluşturduğu bir açık kentler zinciri oluşturulmuştur. 1992'de Devlet Konseyi, bazı sınır kentleri yanısıra iç eyaletler ve özerk bölgelerin başkentlerini açmayı kararlaştırdı. Bunlara ilave olarak, büyük ve orta büyüklükteki kentlerde 13 serbest ticaret bölgesi, 32 devlet düzeyinde ekonomik ve teknolojik kalkınma bölgesi ile 52 yeni ve yüksek teknoloji sinai kalkınma bölgeleri kuruldu. Sonuçta, kıyı alanlarını nehir, sınır ve iç bölgelerle birleştiren çok düzeyli, çok kanallı ve çok yönlü bir açılma modeli ortaya çıkmıştır.

Özel ekonomik bölgelerin oluşturulması, Çin hükümetinin önemli bir politikasidir. Çin'in dış dünyaya açılma "pencereleri" olan özel ekonomik bölgeler, ülkenin reform ve açılma çabalarının itici gücünü oluşturan motorlar ve deney alanları işlevini görmektedirler. Beş özel ekonomik bölgenin bir çoğu, Çin'in güneydoğusunda bulunmaktadır. 327.5 kilometre karelik Shenzhen Özel Ekonomik Bölgesi, Hong Kong sınırındaki Guangdong Eyaletinin güneyinde yeralmaktadır ve iki kısma bölünmüştür: Shantou'nun doğu banliyölerinde 22.6 kilometre karelik bir alan kaplayan Longhu ve Shantou'nun güneydoğusunda 30 kilometre karelik bir alanı kaplayan Guang'ao Yarımadası. 121 kilometre karelik Zhuhai Özel Ekonomik Bölgesi, Guangdong Eyaletinin güneyinde, Inci Nehrinin halicinin batısında yeralmaktadır ve güneyde Macao ile bitişiktir. Xiamen Adası ve Gulang Adacığını kapsayan 131 kilometre karelik Xiamen Özel Ekonomik Bölgesi ise Fujian Eyaletinin Xiamen kentinde bulunmaktadır. Çin'in en büyük özel ekonomik bölgesi olan 34,000 kilometre karelik Hainan Özel Ekonomik Bölgesi, Çin'in en güneyindeki Hainan ada eyaletinin tamamını kapsamaktadır. 1992'de Yangpu Yarımadasında Hainan'in kuzey batısında 30 kilometre karelik Yangpu Kalkınma Bölgesi kurulmuştur.
Büyük ölçüde işlenmiş ürünlerin ihraç edilmesi amacıyla kurulan özel ekonomik bölgeler, bilim ve sanayii ticaretle birleştirmekte ve ihracati kolaylaştırmayı amaçlayan tercihli politikalar ve özel ekonomik yönetim sistemlerinden yararlanmaktadırlar. Bu düzenleme, öteki ülkelerin ihraç ürünleri işleme bölgelerinde kullanılmakta olan ve anavatana iade edilmelerinden sonra Hong Kong ve Macao özel idari bölgelerinde kullanılması öngörülen sistemden farklıdır. Çin'in özel ekonomik bölgeleri, yabancı yatırımcılar iÇin ayrıcalıklı koşullar sunmaktadır. Örneğin, yabancı yatırımcılar özel ekonomik bölgelerde iç bölgelere göre daha elverişli vergi oranlarından yararlanmaktadırlar ve yabancı işadamları iÇin giriş ve çıkış formaliteleri azaltılmiştır. Devlet, özel ekonomik bölgelerin bağımsız ekonomik yönetim hakkı parametrelerini önemli ölçüde artırmıştır. Bu bölgeler, yabancı yatırımların çekilmesi, ileri teknoloji ve yönetim deneyiminin ithal edilmesi, Çin'in uluslararası pazarlardaki güncel egimler ve faaliyetleri izlemesi, ihracatın artırılması, döviz kazandırıcı faaliyetlerin canlandırılması, uluslararası ekonomik ve teknolojik işbirliğine katılımın kolaylaştırılması ve uluslararası ekonomi ve ticaret alanında uzmanlaşan bilimsel ve teknolojik personel iÇin bir eğitim sahası oluşurulması amacıyla kurulmuştur. Devletin tercihli politikalarından yararlanan bu beş özel ekonomik bölge, kuruluşlarından bu yana ulusal ekonomik kalkınma alaninda sürekli olarak öncülük yapmışlardır.1995 yiılında bu beş özel ekonomik bölgenin GSYIH'si 180 milyar yuana, toplam ithalat ve ihracat hacimleri de 55 milyar dolara çıkmıştır. Bu rakamlar, 199'a göre üç kat artış olduğunu ortaya koymaktadır. Şu anda, bu beş özel ekonomik bölge, ekonomik açıdan Çin'de, ve hatta dünyada en hızlı gelişen bölgelerdir.

14 açık kıyı kenti, sürekli bir ekonomik kalkınmaya sahne olmuştur. 1995'te bunların toplam sinai üretimlerinin değeri, bir önceki yıla göre yüzde 5.8 artarak l ,591.96 milyar yuana çıkmıştır. Eski işletmelerin dönüştürülmesi, ürünlerin güncelleştirilmesi ve kalitelerinin artırılması, ileri teknoloji kullanılması ve yüksek teknoloji projelerinin geliştirilmesi alanlarında da büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Binlerce yeni markalı ürün, uluslararası pazarlara girmiştir. Ayrıca, bu açık kentlerde kurulan ekonomik ve teknolojik kalkınma bölgeleri, yabancı yatırımcılar iÇin bir ilgi odağı haline gelmiştir. 1995'te 14.96 milyar dolar tutarında yabancı yatırım, bu 14 açık kıyı kenti tarafından kullanılmıştır.
Yangtze Nehri Deltası, Inci Nehri Deltası, güney Fujian'daki Xi-amen-Zhangzhou-Quanzhou üçgeni, Shandong ve Liadong yarımadaları, Hebei ve Guanxi'deki yedi açık kıyı ekonomik bölgesindeki dışarıya dönük ekonominin geliştirilmesinde cesaret verici ilerlemeler kaydedilmiştir. Amaç, öteki yerlerle mübadeleler, sanayi ve tarımın birleştirilmesi ve kentlerden kasabalara ekonomik süzülme yoluyla bunların modernleşmiş, kültürel olarak ileri düzeye ulasmış müreffeh bölgelere 100 dönüştürülmeleridir. Son yıllarda Yangtze Nehri Deltası, yabancı yatırımcıların ilgi odağı haline gelmiştir. Yangtze Nehri Deltası, Çin'deki en büyük sanayi ve ticaret kenti olan Shanghai ve Jiangsu Eyaletinin güney kesimi ile Zheijang Eyaletinin kuzey kesimindeki 13 kent ve bunların çevresindeki kasabalar ve büyük kırsal alanlardan oluşmaktadır. 1995 yılının sonuna kadar burada 55,000 yabanci sermayeli işletme onaylanmış ve 90 milyon doların üzerinde yabancı yatırım yapılmıştır.

 350 kilometre karelik Pudong Yeni Bölgesi, Huangpu Nehrinin doğu yakasında Shanghai'ın eski kısmının karşısında yeralmaktadır. Bu alan, Pudong'un, Shanghai'ın sahip olduğu coğrafi konum, profesyonel personel ve sağlam ekonomik temel avantajlardan yararlanarak yukarıda Yangtze Nehri boyunca yeralan kentlerin ekonomik faaliyetlerini kanalize eden ve yönlendiren ve bunların dışa açılmasını destekleyen bir "ejderha başı" işlevi görebilmesi iÇin oluşturulmuştur. Daha da önemlisi, Shanghai kentini bir uluslararası ekonomik, mali ve ticaret merkezi konumuna getirmek ve Yangtze Nehri Deltası ve bütün Yangtze Nehri vadisi ekonomisinde büyük bir atılım gerçekleştirmek için lokomotif işlevi görecektir. Pudong Yeni Bölgesi, 1990'larda ve hatta gelecek yüzyılda Çin'in ekonomik yapılanma stratejisinin vazgeçilmez bir unsuru olacaktır. Devlet, Pudong Yeni Bölgesinde, özel ekonomik bölgelerin yararlanamadığı bazı özel tercihli politikalar uygulamaktadır. Örneğin, özel ekonomik bölgelerde uygulanan gümrük vergileri, gelir vergisi ve ithalat ve ihracat izni şartlarının azaltılması veya kaldırılması şeklindeki tercihli politikalara ilave olarak devlet, Pudong'un yabancı işadamlarının mali kuruluşlar, büyük mağazalar, süpermarketler ve öteki üçüncü teşebbüsleri kurmalarına izin vermesine imkan tanımaktadır. Devlet ayrıca Shanghai kentine, bir menkul kıymetler borsası kurma izni vermiştir ve hisse senedi ihracına izin vermektedir.
 


1990'da Devlet Konseyi, Pudon Yeni Bölgesinin yapımına ilişkin genel planı onaylamış, 1991 yılında da inşaat fiilen başlamıştır. Son beş yılda bölge büyük bir hızla gelişmiştir. 1995'te GSYIH'ye katkısı bir önceki yıla göre yüzde 22 artarak 41.18 milyar yuana çıkmıştır. Bölgede şu anda 3,501 yabancı sermayeli teşebbüs bulunmaktadır (bunların 60'ı tanınmış uluslararası çok uluslu şirketler tarafından desteklenmektedir) ve yabancı yatırımlar, bir önceki yıla göre yüzde 37.5 artarak 14.25 milyar dolara ulaşmıştır. Ihracat hacmi de 1995 yılında bir önceki yıla göre yüzde 37.5 artış göstererek 2.48 milyar dolara çıkmıştır. Bunlara ilave olarak altyapı inşası hızlandırılmıştır. Yeni tamamlanan Nanpu ve Yangpu köprüleri, Huangpu Nehrinin iki yakasını birleştirmektedir ve Huangpu Nehrinin kıyısındaki 468 metre yüksekliğindeki Oriental Pearl TV Gökdeleni, Shanghai'in sembolü olmuştur. Bu arada, daha küçük dört kalkınma bölgesi olan Waigaoqiao Serbest Ticaret Bölgesi, Liujiazui Finans ve Ticaret Bölgesi, Jinqiao Ihraç ürünleri İşleme Bölgesi ve Zhangjiang Yüksek Teknoloji Parkının yapımı tamamlanmak üzeredir. Liujiazui Finans ve Ticaret Bölgesinde, 100'ün üzerinde kapsamlı binanın yapımı tamamlanarak bu bölgenin bir finans ve ticaret merkezi olması sağlanmıştır. Toplam l ,664 Çin - yabancı ortak girişimi, gümrüklü depolama, ihraç ürünlerinin işlenmesi ve antrepo ticaretinden oluşan işlevleri takviye edilmekte olan Waigaoqiao Serbest Ticaret Bölgesinde faaliyet göstermektedir. Pu-dong'da büyük bir sinai alt bölge olan Jinqiao Ihraç ürünleri Işleme Bölgesinin 1995 yılındaki sinai üretim değeri 10 milyar yuan olmuştur. Modern biyolojik tip projeleri, mikro-elektronik, bilgi teknolojisinin yeraldığı ve temel sanayiler olarak optik, mekanik ve elektroniğin birleştirildiği Zhangjiang Yüksek Teknoloji Parki'nda, toplam yatırım tutarı 570 milyon dolar olan 20'den fazla projenin uygulanmasına başlanmıştır.
 


Pudong Yeni Bölgesinin kurulmasından sonra devlet, Haziran 1992'de dört eyalet başkenti (Hefei, Nanchang, Changsha ve Chengdu) ile altı kentten (Wuhu, Juijiang, Yueyang, Wuhan, Huangshi ve Chongqing) oluşan on kentin daha açılmasını onaylamıştır. Şu anda Yangtze Nehri boyunca uzanan açık kuşak, doğuda Pudong'dan batıda Sichuan eyaletindeki Chongqing'e kadar uzanmakta ve Shanghai ile birlikte Jiangsu, Zhejiang, Anhui, Jiangxi, Hunan, Hubei ve Sichuan eyaletlerindeki 27 büyük ve orta büyüklükteki kenti, sekiz vilayeti ve l ,000'den fazla ilçeyi kapsamaktadır. Geniş bir alana, büyük bir nüfusa ve zengin doğal kaynaklara sahip olan ve Yangtze Nehri boyunca uzanan serbest kuşak,önemli bir sinai ve tarımsal temele sahiptir. Ayrıca, önemli sayıda nitelikli bilimsel ve teknolojik personel ile oldukça ucuz arazi ve isgücü maliyetleri bulunmaktadır. Burası, Çin'in ekonomik açıdan en önemli iç bölgesidir ve kalkınma iÇin büyük bir potansiyele sahiptir. Pudong ve Yangtze Nehri boyunca uzanan alanların gelipşmesi ve açılması, orta ve batı bölgelerinin gelişmesi ve açılması iÇin büyük önem taşımaktadır ve mükemmel yatırım fırsatları ile ileride ortaya çıkacak büyük pazarlar sunmaktadır.
 

Serbest ticaret bölgelerinin kurulması, Çin hükümetinin, dışa açılmanın genişletilmesi ve yabancı yatırımların cezbedilmesi iÇin uygulamaya koyduğu bir başka önemli tedbirdir. Çin'deki bir serbest ticaret bölgesi, öteki ülkelerdeki serbest limanlara veya serbest ticaret bölgelerine benzeyen dışa kapalı tesislerin bulunduğu küçük bir özel alandır. Ihraç ürünlerinin işlenmesini ve dış ticareti birleştiren, özel gümrük tarife politikaları uygulayan ve özel idare yöntemleri uygulayan bir gümrük denetimli hizmet alanıdır. 1990 ve 1992 yılları arasında Çin hükümeti, 13 serbest ticaret bölgesinin kurulmasını onaylamıştır: l) Yangtze Nehri ağzının güney kıyısında bulunan Shanghai'daki 5.5 kilometre karelik Waigaoqiao Serbest Ticaret Bölgesi, şu anda Çin'in en açık serbest ticaret bölgesidir. 2) Ti-anjin limanına bitişik arazide yeralan beş kilometre karelik Tianjin Limanı Serbest Ticaret Bölgesi, kuzey Çin'deki en büyük serbest ticaret bölgesidir. 3) Dalian Ekonomik ve Teknolojik Gelişme Bölgesinin doğu kesiminde bulunan 1.25 kilometre karelik Dalian Serbest Ticaret Bölgesi, kuzeydoğu Çin'in açılması iÇin önemli bir penceredir. 4) 0.2 kilometre kare alana sahip Shatoujiao Serbest Ticaret Bölgesi, Shenz-hen'deki Shatoujiao Ilçesindedir. 5) l .35 kilometre karelik Futian Serbest Ticaret Bölgesi, Hong Kong'a bitişik olan Shenzhen'deki Huang-gang Limanında bulunmaktadır. 6) l .4 kilometre karelik Guangzhou Serbest Ticaret Bölgesi, Guangzhou Ekonomik ve Teknolojik Gelişme Bölgesinin kuzeydoğu kısmında yeralmaktadır. 7) Yangtze'nin aşağı kesimlerindeki Zhangjiagang Limaninin doğu tarafında bulunan Zhangjiagang Serbest Ticaret Bölgesi, şu anda Çin'in bir iç nehir limanındaki yegane serbest ticaret bölgesidir; başlangıçta 2 kilometre kare alana sahip olan bu bölgenin 4.1 kilometre kareye genişletilmesi planlanmaktadır. 8) l .93 kilometre karelik Haikou Serbest Ticaret Bölgesi, Hainan Eyaletinin başkenti olan Haikou'daki Jinpan Işleme Bölgesinde yeralmaktadır. 9) Qingdao yakınlarındaki Jiaozhou Körfezi'nin batı kıyısında yeralan Qingdao Serbest Ticaret Bölgesinin, 2.5 kilometre karelik bir alanı kaplaması planlanmaktadır 10) 2.3 kilometre karelik Ningbo Serbest Ticaret Bölgesi, Ningbo'daki Beilun Limanının kuzey kısmında bulunmaktadır. 11) 1.8 kilometre karelik Fuzhou Serbest Ticaret Bölgesi, Fuzhou'nun Mawei Ekonomik ve Teknolojik Gelişme Bölgesindedir. 12) Xiamen Özel Ekonomik Bölgesindeki Xiang-yu Serbest Ticaret Bölgesi, başlangıçta 0.6 kilometre karelik bir alana sahip olacaktır. 13) 2.3 kilometre karelik Shantou Serbest Ticaret Bölgesi, Shantou Özel Ekonomik Bölgesi'nde yeralmaktadır.
Çin'de serbest ticaret bölgeleri kurulmasına yönelik ilk adımlar, pürüzsüz bir şekilde devam etmektedir. Eylül 1995'e kadar 13 serbest ticaret bölgesindeki 3,425 işletme Gümrük idaresine tescil edilmiştir. Bunlara, her biri 5 milyon doların üzerinde yatırımı bulunan 75 işletme dahildir. Bu işletmelerdeki yatırımların yüzde 34'ü yabancı işadamlarına aittir. Serbest ticaret bölgelerindeki toplam yatırım 2.8 milyar dolar, bunların kayıtlı sermayesi 2.2 milyar dolar ve fiilen kullandıkları yabancı sermaye de 620 milyon dolardı.
 
 

1992 yılının Mart-Temmuz döneminde Çin, Huichun (Jilin Eyaleti), Suifenhe ve Hiehe (Heilongjiang), Manz-houli ve Erenhot (Iç Moğolistan), Tacheng, Bole ve Yining (Xinjiang), Hekou, Wanding ve Ruili (Yunnan) ve Pingxiang ve Dongxing (Gu-angxi) kentlerini açmıştır. Devlet ayrıca sınır ve kıyı eyaletleri ve özerk bölgelerinin yedi başkentini (Nanning, Kunming, Urumqi, Hoh-hot, Harbin, Changchun ve Shijiazhuang) ve Taiyuan, Hefei, Xining ve Yinchuan dahil olmak üzere iç eyaletler ve özerk bölgelerin 11 başkentini açmıştır. Bu açık sınır kentleri, komşu ülkelerle ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesi konusundaki avantajlarından yararlanacak bir konuma sahiptir. Bugün, bu açık kentlerin tamamı kendi altyapı inşaatlarını hızlandırmakta ve yabancı ülkelerle sınır takas ticareti ve ekonomik işbirliğini geliştirmektedirler. Devlet Konseyi yönetmelikleri çerçevesinde bu 13 sınır kenti, kendi ekonomik işbirliği bölgelerini kurma ve kıyıdaki ekonomik ve teknolojik kalkınma bölgelerinde uygulanmakta olanlara benzer tercihli politikaları uygulama yetkisine sahip bulunmaktadırlar. Bu açık sınır kentleri, ekonomik refahları ve sosyal ilerlemelerine büyük katkıda bulunan sınır ticaretinin, ihracatın ve turizmin geliştirilmesi iÇin büyük gayret göstermektedirler. 1995'te 13 açık sınır kentinin toplam GSYIH'si, açılmadan önce 1991 yılındaki düzeyi ile karşılastırıldığında yüzde 91.2 artarak 19.12 milyar yuana ulaşmıştır. Aynı yıl içinde bu 13 açık sınır kentinde 287 yabancı sermayeli işletme kurulmuş ve fiilen 890 milyon dolar yabancı sermaye kullanılmıştır. 
 

Bankacılık sisteminin ıslahı, Çin'in ekonomik yapısal reformunun en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır. Eski sistemde Çin Halk Bankası, bir merkez bankası olarak faaliyet gösterirken aynı zamanda tek bir örgütlenme sistemi iÇinde sinai ve ticari krediler ve tasarruflardan sorumluydu. Uzmanlaşmış ulusal bankaların ana organı oluşturduğu yeni bankacılık sistemi ise merkez bankasının denetiminde faaliyet göstermektedir. Sorumluluğun bölünmesini akılcı bir şekilde koordine eden çok çeşitli türde bankacılık kuruluşları bulunmaktadır.
Mevcut Çin bankacılık sistemi, çeşitli bankaları ve sigorta şirketlerini kapsamaktadır. Çin Halk Bankası, merkez bankası olarak ülkedeki bankacılık sektörünü Devlet Konseyi'nin denetiminde kontrol etmekte, çeşitli uzmanlaşmış bankaların ve öteki bankacılık kuruluşlarının idaresi, yönetimi, eşgüdümü, denetimi ve hesaplarının denetlenmesi konusunda genel sorumluluğu üstlenmektedir. Çin Sanayi ve Ticaret Bankası, sinai ve ticari krediler ve tasarruflardan sorumlu olan uzmanlaşmış bir ulusal bankadır. Çin Bankası, kambiyo ve dış ticaret konularında uzmanlaşmıştır, ülke maliyesinin makro düzeyde düzenlenmesi iÇin merkez bankası ile işbirliği iÇinde çalışmakta, döviz sermayesinin kullanımı ve birikimini düzenlemekte ve yabancı paralar yanısıra ve Çin'in yasal parası olan Renminbi (RMB) ile ilgili öteki işleri yönetmektedir. Çin Imar Bankası, ülkenin sabit kıymetli yatırım fonlarının yönetimini üstlenmekte ve inşaat yatırımları iÇin fon tahsisi ve yatırım kredilerini idare etmektedir. Çin Ziraat Bankası, kırsal bankacılık faaliyetinin yönetimiyle ilgilenmektedir. Ulaştırma Bankası, bağımsız karar verme yetkisine ve kendi kar ve zararları konusunda tek başına sorumluluğa sahip büyük bir bankadır. The China International Trust and Investment Corporation ise Çin-yabancı ortak girişimlerinin oluşturulması üzerinde yoğunlaşmakta, ülke iÇinde ve dışında yatırımlar yapmakta, Çin-yabancı teknik işbirliğini başlatmakta, yerli ve yabancı bankacılık kuruluşlarını işletmekte ve danışmanlık hizmetleri vermektedir. Kırsal kredi kooperatifleri de kırsal bölgelerde tasarruflar, krediler ve hesap tasfiyeleri ile ilgilenmekte ve hükümet tarafından tahsis edilen tarımsal destekleme fonlarını yönetmektedir. Kentsel kredi kooperatiflerinin faaliyet alanı ise kollektif işletmeler ve özel işletmelerin tasarrufları ve kredileridir. 1995'ten bu yana bazı büyük ve orta büyüklükteki kentlerde bulunan kentsel kredi kooperatifleri, aşamalı olarak ticari bankalara dönüşmüşerdir. Ayrıca, menkul kıymetler piyasasındaki gelişmenin ortaya çıkardığı ihtiyaçların karşılanması iÇin çeşitli menkul kıymet şirketleri ve menkul kıymet ofisleri kurulmuştur.
1994'te mali yapısal reformlarda önemli bir aşama kaydedilerek Sanayi ve Ticaret Bankası, Çin Bankası, Imar Bankası ve Ziraat Bankası'nın politika yönetimi ve ticari faaliyetleri birbirinden ayrılmıştır. Aynı zamanda üç politika bankası kurulmuştur: Ulusal Kalkınma Bankası, Çin Ithalat ve Ihracat Bankası ve Çin Tarımsal Kalkınma Bankası. 1995'te uygulamaya konulan Ticari Bankalar Kanunu, yeni bir ticari banka sistemi ve kurumunun oluşmasına ilişkin şartlar yanısıra ticari bankalara dönüştürülecek ulusal uzmanlaşmış bankalar iÇin pratik ve etkin yasal kanalları belirlemektedir.
Çin finans sektörünün açılması konusunda büyük bir ilerleme kaydedilmiştir. Shanghai, Tianjin, Dalian ve Guangzhou gibi bazı kıyı kentleri ve özel ekonomik bölgeler yanısıra iç kesimlerdeki büyük kentlerde yabancı sermaye ve Çin-yabancı ortak girişim mali kuruluşları oluşturulmuştur. 1995'in sonuna kadar Çin'de yabancı bankaların 117 şubesi, beş Çin-yabancı ortak girişim bankası, beş yabancı banka, beş yabancı finans şirketi, dört yabancı sigorta şirketi ve bir Çin-yabancı ortak yatırım bankası dahil olmak üzere toplam 137 ticari yabancı mali kurum kurulmuştur. Bunlara ilave olarak Çin'de kurulan yabancı finans kurumlarının temsilcilik ofislerinin sayısı 519'dur. Çin'deki uzmanlaşmış bankalar da, uluslararası kredi faaliyetlerini geliştirmek iÇin dış ülkelerde şube veya temsilcilikler açmışlardır. Şu anda dünyadaki başlıca finansman kentlerinde 486'sı Çin Bankası tarafından açılmış bu tür 508 ofis bulunmaktadır. 1980 yılında Çin, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'na yeniden katılmıştır. 1984 yılında ise Uluslararası İmar Bankası ile iş ilişkisi kurmuştur. Çin, 1985'te Afrika Kalkınma Bankası'na resmen üye olmuş ve 1986'da Asya Kalkınma Bankası'nın resmi bir üyesi olarak kabul edilmiştir. Çin Halk Bankası ve Çin'deki bütün öteki bankacılık kuruluşları, uluslararası bankacılık topluluğu ve öteki ülkelerin merkez ve ticari bankaları ile ilişkilerini sürekli olarak geliştirmektedirler.

Bankalar ve kredi kooperatiflerinin sermayeleri esas olarak mevduatlar (işletmeler, kamu maliyesi, sermaye inşası, resmi kuruluşlar, halk kurumları, köyler, kentlerde ve köylerde yaşayanların kişisel tasarrufları), tahvil ihracı, uluslararası bankacılık kuruluşlarından alınan krediler, şu anda yürürlükte bulunan para birimi ve bankaların kendi sermayelerinden oluşmaktadır. 1995'te kredi fonları 5,398.9 milyar yuan olmuştur. Bunun yüzde 26.9'u işletmelerden gelen mevduatlar, yüzde 40.6'sı da kentlerdeki mevduatlardan oluşmuştur. Kredi fonları çeşitli kredileri (devlet işletmeleri, kollektif isşetmeler, sinai ve ticari işletmelerde çalışanlar ve tarım işletmeler iÇin alınan krediler), satın alınmış tahvilleri, altını, dövizi, uluslararası mali kuruluşlarındaki sermayeyi, mali ödünçleri ve öteki harcamaları kapsamaktadır. Sinai ve ticari işletmeler ve tarım kredileri, bu mali sektörün büyük bölümünü oluşturmaktadır. Sinai ve ticari işletmeler ve tarıma 1995 yılında verilen krediler, toplam kredilerin yüzde 58.1 üzerinde 2,287.42 milyar yuan olarak gerçekleşmiştir. Piyasa ekonomisi sisteminin kurulması ile merkez bankasının faiz oranları ve kredileri, reeskont ve mevduatın rezerv fonları gibi ekonomik araçlar, makro-finansal denetimin bir parçası olarak kullanılmaktadır.
Çin'in finans piyasası biçimlenmeye başlamıştır ve hisse senetleri, bonolar, devredilebilir büyük miktarda vadeli mevduat sertifikalari ve ticari senetler gibi çeşitli finans dalları geliştirilmiştir. Ticari senetlerin kabulü ve iskontosu, 1981'den bu yana deneme amacıyla kullanımdadır ve sermaye piyasasının oluşumu iÇin gerekli koşulları sağlamıştır. Sermaye ikrazı ve devredilebilir menkul kıymetler 1985'ten sonra aşamalı olarak oluşturulmuştur. 1995'te 27 bölgesel menkul kıymetler borsa merkezi, 97 menkul kıymet şirketi ve 300'ün üzerinde menkul kıymet alım satımı yapan kuruluş bulunuyordu. Bunlar bölgeler ve bankalar arası bir finansal ağı oluşturuyordu. Sermaye ikrazı piyasasının gelişmesi, sermaye devir süratını hızlandırmış ve kullanma oranını artırmıştır. Menkul kıymetler piyasasında özellikle hazine tahvilleri, mali tahviller, işletme tahvilleri ve hisse senetleri işlem görmektedir. 1988'de Çin'in büyük ve orta büyüklükteki kentlerinde hazine tahvilleri iÇin devir piyasaları, sırası ile 1990 ve 1991'de de Shanghai ve Shenzhen'de hisse senedi borsaları kurulmuştur. Bugün Çin'deki borsa ilk gelişme dönemindedir ve ticaret hacmi her yıl artmaktadır. 1995'te iç tahvillerin değeri 300 milyar yuandı. 76.5 milyar yuan değerinde genel hisse senedi sermayesi ve hisse senedi piyasası fiyatlarının toplam değerinin 347.4 milyar yuanını temsil eden 323 şirket bulunuyordu.
Çin'in bir kaç bankacılık kurumları, yabancı ülkelerde tahvil ihraç etmiştir. Özel Renminbi hisse senedi sertifikaları ("B hisseleri"), yabancı ülkelerde ihraç edilmiştir ve şu anda yerli menkul kıymetler borsasında alınıp satılmaktadır. 1995 yılına kadar yirmi Çin şirketi, yabancı ülkelerdeki hisse senedi borsalarına kabul edilmiştir. İç B hisseleri ile birlikte elde edilen toplam yabancI sermaye 6.13 milyar dolara ulaşmıştır.

Çin'in resmi parası olan Renminbi (RMB), Çin Halk Bankası tarafından dolaşıma sokulmakta ve denetlenmektedir. Para birimi yuandır (bir yuan 10 jiao'ya, l jiao da 10 fen'e eşittir), l Mart 1993 itibari ile her Çinli veya yabancı, Çin'e girerken veya ayrılırken beraberinde 6,000 yuan RMB götürebilir. Bu tarihten önce RMB ile Çin'e girmek veya çıkmak yasaktı. Çin, Kambiyo Denetimi Genel İdaresi aracılığı ile döviz üzerinde merkezi denetim uygulamaktadır. Devlet, ihracatı teşvik etmek ve yabancı ticari işletmelerin "bağımsız muhasebelere sahip olmaları ve kendi kârları ve zararlarından tek başına sorumlu" olmalarını sağlamak amacıyla resmi kur ve piyasa kuru arasındaki farkı aşamaları olarak azaltmak iÇin RMB kurunu sürekli olarak ayarlayarak, bir yönetilen dalgalı kur sistemi oluşturmuştur.
Nisan 1994'te yabancı paraların idaresinde reformlar gerçekleştirilerek kurların birleştirilmesi (bir kaç kurun aynı anda mevcut olması yerine tek bir piyasa kuru) ve dövizin tediyesi ve satışı konusunda tek bir yöntem belirlenmesi gibi adımlar atılmış ve böylece RMB'nin dövize koşullu olarak çevrilmesi gerçekleşmiştir. Temmuz 1996'dan bu yana yabancı sermayeli işletmelerin döviz işlemleri - sermaye transferi dışında tediye ve satışa ilişkin bankacılık sistemine yönlendirilmiştir ve bu işletmeler Çin işletmeleri ile aynı muameleyi görmektedir. Kişisel dövizin kapsamı da genişletilmiştir. 1996'nm sonunda işlemlerin Uluslararası Para Birimleri ve Fonları Anlaşması'nın 8'inci Maddesine uygun olması koşulu ile RMB'nin dövize çevrilmesi mümkün olmuştur. RMB'nin kuru Çin Halk Bankası tarafından belirlenmekte ve Kambiyo Denetimi Genel İdaresi tarafından açıklanmaktadır. 1995'te Renminbi, üç önemli dövize (ABD doları, Japon yeni ve Hong Kong doları) çevrilebiliyordu.
Günümüzde Çin'de 100'ün üzerinde kentte döviz borsası bulunmaktadır ve 15 bölgesel ve bir ulusal döviz borsası, bilgisayar ağları ile birbirlerine bağlanmıştır. 1995'te Çin'in döviz rezervleri, 1990 yılına göre 62.5 milyar dolar artarak 73.6 milyar dolara ulaşmıştır

31-12-2010

Çin'de istihdam edilen kişi sayısı hızla artmaktadır. 1995'in sonunda çalışan kişilerin sayısı 1949'a göre (180.82 milyon) 3,5 kat artarak 623.88 milyona ulaşmıştır. Bunlar arasında ana sanayilerde çalışan 330.18 milyon kişi, ikincil sanayilerde çalışan 143.15 milyon kişi ve üçüncü sanayilerde çalışan 150.55 milyon kişi bulunuyordu. Bunların toplam sayı iÇindeki oranı sırasıyla yüzde 52.9, yüzde 23 ve yüzde 24.1'di.
Yeni Çin'in kurulmasını izleyen yıllarda hükümet, eski dönemden devralınan işsizlik sorununun çözümü iÇin çeşitli önlemler almıştır. 1957 yılma kadar ülkede daha önce işsiz olan dört milyon kişinin tamamı iş bulmuştur. "Kültür devrimi" sırasında (1966-1976) çalışmalarına devam etmeleri veya mesleki eğitim almaları engellenen bir çok kişi işsiz kalmıştır. Kentlerde ve kasabalarda çok sayıda genç insana iş bulunamaması, uzun yıllar ciddi bir sosyal sorun olarak varlığını korumuştur. 1979'dan sonra hükümet, yeni istihdam kanalları açmış, kişiler işçi bulma kurumlan aracılığı veya kendi çabaları ile iş bulabilmişlerdir. 1984'e kadar "kültür devriminden" devralınan kentlerdeki işsizlik sorunu, büyük ölçüde çözülmüş ve bu kargaşa döneminde başka bölgelere gönderilen 18 milyon genç insan kendi ilçeleri veya kentlerinde iş bulmuşlardır. 1979 ve 1995 arasındaki dönemde hükümet, kentlerde yaşayan 129.34 milyon kişiye iş imkanı yaratmayı başarmıştır. Her yıl 7.608 milyon kişi iş bulmuştur. 1952'de yüzde 13.2, 1978'de de yüzde 5.3 olan kentlerdeki işsizlik oranı 1995'te yüzde 2.9'a düşmüştür.
Sanayileşme ve kentlerin inşası ilerledikçe kırsal bölgelerdeki fazla işgücü hızla tarım dışı mesleklere yönelmiştir.1978'de toplam kırsal işgücünün yüzde 7.3'ünü oluşturan 22 milyonun üzerinde tarım dışı kırsal emekçi bulunuyordu. 1995'te ise ikincil ve üçüncül sanayilerde veya kendi işlerinin sahibi olarak çalışan kırsal kesim emekçilerinin sayısı 158.75 milyona ulaşarak toplam kırsal işgücünün yüzde 31.6'sı oluşturmuştur. Çin, çok büyük bir nüfusa sahiptir ve bu yüzden, istihdam ciddi bir sorundur. Çin hükümeti, bu sorunu çözmek iÇin 1993'ten itibaren piyasanın, işgücünün tahsisi iÇin temel manivela işlevini görmesine izin vermiştir. Bu konuda bir dizi önlem alınmıştır: Bir işgücü hizmetleri piyasa politikası uygulanmıştır; istihdam yapısında ayarlama yapılmaktadır; yeni istihdam alanları açılmıştır ve sosyal sigorta sistemi ile işsizlik sigortası sisteminde iyileştirmeler yapılmaktadır. Çin, makro düzeyde devlet kontrolü, eşgüdümlü kentsel-kırsal kalkınma, işletmelerin istihdam konusunda özerkliğe sahip olmaları, iş arayan kişilerin özerk olmaları, arz ve talebin piyasa tarafından düzenlenmesi ve bütün ülkede sosyal hizmetler verilmesine dayalı yeni bir düzen oluşturmuştur. 1995'te Çin'de 25,000'in üzerinde farklı türde iş ve işçi bulma kuruluşu bulunuyordu.

31-12-2010

Çin'deki ücret sisteminin temel ilkesi, "herkesten yeteneğine göre, herkese çalışmasına göre" şeklindeki sosyalist ilkedir. Yeni Çin'in ilk yıllarında Çin hükümeti, eski sistemin adil olmayan ücret sisteminde aşamalı olarak bu sosyalist ilkeye uygun değişiklikler. 1956'da birleştirilmiş bir ücret sistemi oluşturulmuştur. O tarihten bu yana geçen sürede işçiler ve memurların ücretlerinde bir kaç kez ayarlama yapılmıştır. Bu değişikliklerin en önemlisi 1979'dan sonra ikramiye, parça başı ücret ve temel gıda dışındaki gıda maddelerinde fiyat artışı yardımlarının uygulanması ile gerçekleşmiştir. Bu şekilde, nakit ücretlerde önemli bir artış sağlanmıştır. 1995'te ortalama ücret 5,500 yuandı. Fiyat artışlari dikkate alındığında 1995'deki gerçek ücretler, 1978'e göre yüzde 77.1 yüksekti. Bu, 1952 ve 1978 yılında gerçekleşen yüzde 0.4 oranındaki yıllık büyüme oranını oldukça geride bırakan yıllık yüzde 3.4 oranında bir artışı ortaya koymaktadır. Çin'deki ücretler saat ücretleri, parça başı ücretler, ikramiyeler ve çeşitli tazminatları kapsamaktadır. Çin hükümeti, 1985'te ücret sisteminde körü körüne izlenen eşitliğin yarattığı ciddi sorunları ve öteki çarpıklıkları düzeltmek iÇin ücret sisteminde baştan asağı değişiklik yapmayı kararlaştırmıştır. Resmi dairelerde ve halk kuruluşlarında ücretler, görev sorumluluğunun bir fonksiyonu olarak değerlendirilmiştir. Bilim, eğitim, sağlık ve spor kuruluşlarında çalışanlar iÇin derecelendirilmiş ücret sistemi kullanılmaktadır. Bir çok fabrika, maden ve işletme iÇin sekiz dereceli bir ücret sistemi benimsenmiştir. Çok sayıda işletme, toplam ücretlerin işletmenin gelirini yansıttığı bir sistem uygulamaktadır. Bir işÇinin çalışması karşılığında aldığı ücret, bu işletmenin faaliyetlerinin verimliliğine ve kişinin katkısına bağlıdır. Bu nedenle işletmenin varlıklarına paralel olarak yükselmekte veya düşmektedir. İkramiyeler yanısıra sahada çalışma, yeraltında çalışma, yüksek sıcaklıklarda çalışma ve tıbbi ve sağlık nedenleriyle çeşitli türlerde tazminatlar ödenmektedir. Özel hizmetler vermiş olan araştırma personeli iÇin temel gıda maddeleri dışındaki gıda maddeleri ve kira içi yardım uygulanmaktadır. Bu şekilde, ücretin ikramiye ve tazminatlardan oluşan kısmı yükselmektedir. 1978'de devlete ait ekonomik birimler tarafından ödenen ücretlerin yüzde 8.9'u ikramiye, parça başı ücret ve yardımlardan oluşurken bu oran 1995 yılında yüzde 39.8'e çıkmıştır. Saat başı ücret ve parça başı ücretlerin oranı ise yüzde 85.8'den yüzde 55.6'ya düşmüştür.

31-12-2010

Köylülerin gelirleri 1949 ile 1957 1958 ve 1978 arasında ortalama bir köylünün net geliri, yılda yüzde 2.9 oranında artarak toplam yüzde 83 yükselmiştir. 1979'dan bu yana köylülerin gelirlerinde, aile sözleşmeli sorumluluk sistemi, ekonominin çeşitlendirilmesi ve kırsal işletmelerin oluşturulması gibi yeni kırsal politikalar sayesinde artış olmuştur. Bunlara ilave olarak devlet, tarım ürünleri ve yan ürünlerin satın alış fiyatlarını önemli ölçüde yükseltmiştir. Köylü aileleri arasında yapılan örneklemeye dayalı anketler, 1995'te ortalama bir Çinli köylünün l ,578 yuan kazandığını göstermektedir. Bu rakam, enflasyonun hesaba katılmasından sonra 1978'deki gelirine göre 3.8 kat ve yılda ortalama yüzde 8.1 oranında bir artış olduğunu ortaya koymaktadır. Kentlerde yaşayan ailelerin gelirleri, çalışan aile bireylerinin sayısı ve bunların aldıkları ücretler, ikramiyeler ve yardımlara göre değişiklik göstermektedir. Günümüzde daha fazla sayıda aile bireyi çalışmaktadır. Her işçi 1957'de 3.3 kişi ve 1978'de 2.1 kişinin geçimini sağlarken 1995'te 1.7 kisinin geçimini sağlamıştır. Kentlerdeki gelirler de ücret artışları, ikinci işlerden elde edilen ilave gelir, işgücü sigorta ve yardım fonları nedeniyle yükselmiştir. 1995'te kentlerde yasayan aileler arasında yapılan örneklemeye dayalı anketler, kentlerde oturanların geçim giderleri iÇin harcadığı kişi başına gelirin 3.893 yuan olduğunu göstermiştir. Bu rakam, enflasyon dikkate alındığında 1978'deki rakamın 2.9 katıdır ve her yıl ortalama yüzde 6.4 oranında bir artışı temsil etmektedir. Kentsel ve kırsal kesimde yaşayanlar gelirleri yükseldikçe sadece yaşam standartlarını iyileştirmekle kalmamakta, aynı zamanda tasarruf etmektedirler. 1995'in sonunda kentsel ve kırsal kesimlerdeki kişisel banka mevduatları, 1978'e göre 140.8 kat artarak 2.96623 trilyon yuana ulaşmıştır. Gelir yükseldikçe tüketim ve tüketim alışkanlıkları da kaÇinılmaz olarak artmış veya değişmiştir. 1978'de 184 yuan olan ulusal düzeyde ortalama kişi başına tüketim, sabit fiyatlarla yılda ortalama yüzde 7.4 oranında artarak 1995'te 2,311 yuana ulaşmıştır. Aynı dönemde ortalama kentsel kişi başına tüketim, aynı dönemde yılda ortalama yüzde 6.7 artarak 5,044 yuan, kırsal tüketim de yılda ortalama yüzde 7.1 artarak 1,479 yuan olmustur. 1995'te kentlerde gıda maddeleri masrafları, tüketim masraflarının yüzde 49.9'unu oluşturmuştur. Bu çağdaş düzeye yakın bir orandır. Tüketim alışkanlıkları, temel geçim ihtiyaçlarının karşılanması çabasından refah yükseldikçe artan yeni gereksinimlere dönüşmüştür.
Kentsel ve kırsal tüketim oranları büyük artış göstermiştir. 1995'te kişi başına yıllık domuz tüketimi, 1978'e göre 3.9 kat artarak 39.3 kg'ye; yumurta tüketimi 1978'e göre 7.3 kat artarak 12.6 kg'ye; ve su ürünleri ütketimi de 20 kg'ye ulaşmıştır (1978'de 3.5 kg). 1995'te kentte yaşayan her 100 aileye 118 TV, 18 video, 66 buzdolabı, 73 kasetçalarlı radyo ve 31 fotoğraf makinesi düşüyordu. Gelir düzeyi yüksek bazı ailelerin video kameraları, otomobilleri, müzik setleri, klimaları, piyanoları, en son mutfak aygıtları, vs. vardır. Aynı yıl içinde kırsal kesimde her 100 aile başına 81 TV, 28 kasetçalarlı radyo, 5 buzdolabı ve 17 çamaşır makinesi düşüyordu. Bazi varlıklı köylüler, video-kaset çalarlara, motosikletlere ve hatta otomobillere sahiptir.

Çin'in iç ticareti büyük ölçüde gıda dışı emtia, gıda ürünleri ve hizmetlerden oluşmaktadır.
Planlı ekonomik sistemde Çin'in iç mal dolaşımı tüketici malları ve üretim malları olarak ikiye ayrılmıştı. Planlı üretim, dağıtım ve arza dayalı dolaşım sistemi, hububat ve domuzlar gibi başlıca tüketici malları ile haddelenmiş demir ve otomobil gibi önemli üretim mallarının üretiminde uygulanmaktaydı. 1979'dan bu yana Çin, ticari yapı, emtia satma-alma ve pazarlama politikaları, toptancı sistemi, sunulan hizmetlerin türleri ve yönetim mekanizmasında bir dizi reform yaparak yeni bir emtia dolaşım sistemini aşamalı olarak oluşturmakta, kamu sektörünün emtia piyasasındaki tekeline dayalı sisteme son vermektedir. Bugün, temel dayanağı kamu sektörü olan ve bir çok ekonomik sektör, yönetim biçimi ve dolaşım kanalının bir arada bulunduğu yeni bir sistem oluşturulmuştur. Devlet, sektörlerin yönetimi ve makro piyasa düzenlemelerini gerçekleştirmekte ve ticareti denetlemektedir. Aşamalı olarak çeşitli ticari birlikler, bölgeler arası çok branşlı ticari dolaşım grupları, ticaret merkezleri ve bölgesel tarımsal ve yan ürünler toptan piyasaları, sinai ürünler toptancı piyasaları, üretici malları piyasaları ve küçük emtia piyasaları kurarak kentlerde odaklaşan bir ticari dolaşım ağı oluşturmuştur. 1995'te bütün ülkede 2,100'ün üzerinde tarımsal ve yan ürün toptancı piyasası, 600'den fazla günlük kullanılan sinai ürün toptancı piyasası, 10,000'i aşkın öteki türlerde toptancı ticaret piyasası, 15 vadeli ticaret merkezi ve 800 açık artırma şirketi dahil olmak üzere 100,000 emtia borsası bulunuyordu. Gelişen bu piyasalar ve emtia sayısı, Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasından bu yana eşi görülmemiş bir gelişmeyi yansıtmaktadır.

31-12-2010

Çin'in ticari sistemi, bir kaç sektöre ayrılmaktadır: devlete ait, kollektif işletmelere ait, özel sektöre ait, kişilere ait, müşterek mülkiyete tabi, hisse senedi mülkiyetine tabi ve Çin-yabancı mülkiyetine tabi sektörler. 1995'te devlete ait kısmın, toplam perakende tüketici mal satışlarındaki payı yüzde 29.8, kollektif işletmelerin payı yüzde 19.3, öteki sektörlerin payı da yüzde 50.9 olmuştur. Devlete ait olmayan işletmelerin toplam satışları 1995 yılında perakende alanında yüzde 50 oranında paya sahip olmuştur. Ancak, devlete ait işletmelerin toplam satışları, hala toptan satışların üçte ikisinden fazlasını oluşturmaktadır. Devlete ait ticaret sektörü, iç piyasada emtia dolaşımı iÇin gerekli itici gücü ve temel kanalı sağlamaktadır. Bir bütün olarak ekonomi ve halkın geçimi iÇin önemli olan emtia kaynaklarını denetlemekte, iç piyasa ile farklı mülkiyet sistemlerini kullanan ticaret sektörü arasındaki ilişkiyi koordine etmekte ve bütün ülkede emtia dolaşımı yanısıra arz ve talep arasında dengeyi düzenlemektedir. Bu şekilde, piyasa fiyatlarının düzenlenmesi ve denetlenmesinde, üretimin gelişmesinin teşvik edilmesinde ve halkın günlük gereksinimlerinin sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır.


Kollektif mülkiyete tabi ticaret sektörü, satış ve pazarlama kooperatiflerini, çalışanlar tarafından ortaklaşa işletilen mağazaları ve devlete ait şirketlere bağlı yiyecek ve içecek hizmeti veren kollektif işletmeleri kapsamaktadır. Kollektif mülkiyete tabi ticaret sektöründeki işletmeler büyük ölçüde perakende satışlar, toptan satışlar veya her ikisini gerçekleştirmektedirler.
Reform ve dış dünyaya açılma sürecinin bir yan ürünü olan müşterek mülkiyete tabi ticaret sektörü, çeşitli türde ticari faaliyeti kapsamakta ve genellikle perakende veya toptan satış faaliyetlerinde bulunmaktadır.


Kişilere ait sektör ise sosyalist ticaret iÇin gerekli bir destekleyici unsurdur ve başlıca faaliyet alanı günlük kullanım iÇin çeşitli küçük malların perakende satışıdır.


Panayırlar yoluyla yapılan ticaret, Çin'de ticaretin eski ve geleneksel bir şeklidir ve uzun bir geçmişe sahiptir. Bugün bu "panayiır ticareti" , buna geçmişte egemen olan tarımsal ve yan ürünlerin kapsamının dışına çıkmaktadır ve malları etkin bir şekilde toplayan ve dağıtan uzmanlasmış toptancı piyasalarının ortaya çıkması ile daha kapsamlı bir faaliyete dönüşmektedir. 1995'te Çin'de 20,000'i kentlerde, 63,000'i de kırsal bölgelerde olmak üzere 83,000 panayır düzenlenmiştir. Panayırlarda gerçekleştirilen ticaret hacmi, kentlerde 617.64 milyar yuan, kırsal bölgelerde de 541.37 milyar yuan olmak üzere 1,159,01 milyar yuan olmuştur.

Çin'in perakende mallarının büyük bölümü, tekstil ve öteki hafif sanayilerle tarım sektörü tarafından üretilmektedir. Ancak, sinai ve tarımsal kalkınma ile halkın yaşam standartlarının iyileşmesi sonucunda tüketici mallarına karşı talep değişmiştir. Geçmişte insanlar sadece yeterli gıda ve giyecek peşinde koşarken, bugün besleyici gıdalara ilgi göstermekte, rahat ve şık giyecekler giymekte ve tanınmış markalı ve pahalı ürünler kullanmaktadırlar. 1995'te tüketici mallarının toplam perakende değeri, 2,062 milyar yuana ulaşmıştır. Fiyat artışları dikkate alındığında, bu rakam, 1978'e göre 4.5 kat artış olduğunu göstermektedir.


1978'den önce Çin'deki emtia fiyatları büyük ölçüde hükümet tarafından belirlenmekteydi. Ancak 1979'da Çin, aşamalı bir fiyat reformunu uygulamaya başlayarak devlet tarafından belirlenen fiyatlar, devlet tarafından yönlendirilen fiyatlar ve piyasada oluşan fiyatları kapsayan bir çeşitlendirilmiş fiyatlandırma sistemi oluşturmuştur. 1995'in sonuna kadar toptan ve perakende fiyatlar dahil olmak üzere bir çok fiyat üzerindeki devlet kontrolü kaldırılmıştır. Fiyatları devlet tarafından belirlenen ürünlerin satışı, tüketici mallarının toplam perakende satışlarının sadece yaklaşık yüzde 7.2'sini oluşturmuş, hububat ve petrol gibi bir kaç önemli malın fiyatları devlet tarafından belirlenmiş veya yönlendirilmiştir.
 

Fiyat reformunun hızlanması ile birlikte fiyatlar bir ölçüde yükselmiştir. 1995 yılında enflasyon büyük ölçüde kontrol altına alınmış ve piyasa fiyatlarındaki artış dalgası aylara göre yavaşlamıştır. Bu gelişme, emtia perakende fiyatlarındaki yıllık artışın yaklaşık yüzde 15'e çekilmesi hedefine ulaşılmasını sağlamıştır. Devlet, fiyat artışlarını gelecekte makro ekonomik yollardan kontrol altında tutmaya devam edecek ve fiyatların piyasada oluşması sürecini yaymaya devam edecektir.

Öteki ülkelerle dış ticaretin ve ekonomik ve teknik işbirliğinin artırılması, Çin'in dış dünyaya açılma politikası yanısıra modernleşme ve kalkınma stratejisinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. 1979'dan bu yana dış ticaret hızla artmıştır. Çin, etkin bir şekilde ithalat / ihracat ticaretini artırmakta, teknoloji ithal etmekte ve yabancı ülkelere yardım vermektedir. Ayrıca yabancı sermayenin etkin kullanımını yaygınlaştırmış, yabancı ülkelerde sözleşmeli mühendislik projeleri ve işgücü hizmetlerinin kapsamını genişletmiş ve teknoloji ihracini artırmıştır. Yabancı işletmelere yatırım yapılması ve işletilmelerinde ilerleme kaydedilmiştir. Daha fazla uluslararası ikili ve çok taraflı ekonomik ve teknik yardım alınmaktadır. Çin'de uluslararası işbirliği ve değişimler iÇin çok biçimli bir yapı oluşmaya başlamıştır, ülkenin dış ekonomik ve ticaret ilişkileri, yeni bir çoğulcu aşamaya girmiştir. Bu aşamada dış ticaretle ilgilenen çeşitli işletmeler ihracattaki artışa dayalı olarak büyümekte, bunların ilerlemeleri de toplu ilerlemeyi desteklemektedir. 1995'e kadar Çin, bütün dünyada 227 ülke ve bölge ile ekonomik ve ticari ilişkiler geliştirmiş, Çin'in dışında 200'ün üzerinde ticari bağlantı kurmuştur. 1994'te dış ticaret iÇin zorunlu planların iptal edilmesi, toplam ithalat değerine ilişkin ilkelerin uygulanması, ihracat yoluyla döviz kazanılması ve ithalatin dövizle ödenmesi, önemli malların ithalatı ve ihracatına ilişkin kota yönetiminin iyileştirilmesi, gümrük tarifesi oranlarındaki ayarlamaların sürdürülmesi, ve dış ticarete ilişkin mevzuatın hızlandırılması dahil olmak üzere dış ticaret sisteminde önemli reformlar yapılmıştır. 1995'te bazı malların ithalatina ilişkin önemli izin ve kota kısıtlamaları kaldırılmıştır. Bu reformlar, Çin'in dış ekonomik ve ticari faaliyetlerinin, uluslararası ticaret örgütlerinin standartlarına uygun olmasını sağlamak uluslararası ekonomisinde geçerli olan kurallara uygun mekanizmayı kurmak iÇin gerçekleştirilmiştir. Gelecekte Çin'in dış ekonomik ilişkileri, sosyalist piyasa ekonomisi kurallarına uygun olarak ve uluslararası standartlara bağlı kalınarak geliştirilecektir. Çin, Temmuz 1986'da kurucu üyesi olduğu Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması'nda (GATT) akit devlet statüsünü yeniden kazanmak iÇin resmen başvuruda bulunmuştur. (GATT'nin kurucu üyesi olan Çin, tarihi sebeplerden dolayı bir zamandan O'nun ile ilişkisi kopmuştu.) Mart 1987'de GATT Yönetim Kurulu tarafından "Çin'in Kurucu Statüsü Çalışma Timi" oluşturularak 1992 yılından itibaren Çin'in GATT kurucu üyesi iade edilmesi anlaşması iÇin gerçekçi görüşme başlatılmıştır. Çin, GATT üyeliği ve dış ticaretinin gelişmesine uygun olarak 1991 yılında 225 çeşit ithal ürün, 1992 yılında da 3,371 çeşit ithal ürün üzerindeki gümrük vergisini azaltmıştır. 1993 yılında da 2,898 çeşit mal üzerindeki gümrük vergisini daha önceki oranın yüzde 45.6'sina indirmiştir. 1995 yılında 3,200 ithal ürüne uygulanan gümrük vergisi oranı, eski oranın yüzde 35.9'una düşürülmüştür. Bunu, Nisan 1996'da 4,000'in üzerinde ithal ürüne uygulanan gümrük vergilerinin, eski oranın yüzde 23'üne düşürülmesi izlemiştir. Çin hükümeti, gümrük tarifelerini, sonuçta gelişmekte olan ülkelerin ortalama düzeyine (yüzde 15) indirmeyi taahhüt etmiştir ve ithalat ruhsatlarının üçte ikisinden fazlasını kaldırmıştır. Çin, ayrıca ticaret görüşmelerinin Uruguay turundan sonra yayınlanan nihai bildiriyi ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Kuruluş Anlasmasi'nı imzalayarak gelişmekte olan bir ülke olarak Çin'in takdim edebileceği ayrıcalık ortaya koymuş ve samimiyetini göstermiştir. Fakat bir iki kurucu üyesi tarafından Çin'in bugünkü aşamada yüklenebileceğinden çok aşırı istekleri üzerinde ısrarda durması, Dünya Ticaret Örgütü'nün kurulmasından önceki görüşmelerin sonuçlanmamasına yol açmıştır. 1985 yılının sonunda GATT'in tarihi misyonu sona erilerek "GATT Çin Çalışma Timi"nden Çin'in WTO'ya katılması Çalışma Timi'ne olarak değiştirilmiştir. Çin'in dış ticaret sistemi, uluslararası ekonomi ve ticaret standartlarına uygundur ve Çin, WTO'ya katılmak iÇin gerekli bütün niteliklere sahiptir. Çin hükümetinin, WTO'ya katılma konusundaki tutumu açıktır. Gelişmekte olan ülke statüsü nedeniyle ve görüşmelerin Uruguay turunda varılan anlaşmaya dayalı olarak Çin, ekonomik kalkınma düzeyine uygun yükümlülüğü taahhüt edecektir. Ancak, WTO'ya ne zaman katıldığına bakılmaksızın reformlarını, dış dünyaya açılma sürecini ve modernleşme hamlesini sürdürecektir. Öteki ülkelerle eşitlik ve karşılıklı yarar esasına göre ikili ticaret işbirliği ve çok taraflı ticari ilişkileri geliştirmeye devam edecek, özgür ve adil bir dünya ticaret düzeni oluşturulması iÇin sürekli çaba harcayacaktır.

31-12-2010

1995'te Çin'in ithalat ve ihracatının toplam hacmi 1978'e göre 13.6 kat artarak 280.85 milyar dolara (148.77 milyar dolar değerinde ihracat ve 132.08 milyar dolar değerinde ithalat) ulaşmıştır. Çin'in 1978 yılında 32'inci sırada olan dünya ticaret hacmindeki yeri l l'inci sıraya yükselmiştir. Ihraç ürünleri iÇinde sinai mamul ürünlerin payı, 1978'deki yüzde 46.5 iken 1995'te yüzde 85.6'ya çıkmıştır. İlk ürünlerin 1978'de 53.5 olan payı ise 1995'te yüzde 14.4'e düşmüştür, ithal mallar iÇinde sinai mamul ürünlerin oranı, yüzde 80 dolayında kalmıştır. 1995'te Çin'in ithalat ve ihracat özellikleri şöyle olmuştur: 1. İthal ve ihraç ürünleri yapısının daha uygun hale getirilmesi. İhraç ürünleri iÇinde elektro-mekanik ürünlerin hacmi, tekstil ürünlerinin hacmini aşarak Çin'in en büyük ihraç ürünü sektörü haline gelmiştir. Sinai mamul ürünlerin toplam ithalat iÇindeki payı bir önceki yıla göre yüzde 4.2 oranında azalırken ithalattaki artış hızı, önceki yıllara göre daha düşük olmuştur. 2. işlenmiş ürünlerin ithalat ve ihracat hacmi artmış, takas ticareti ise azalmıştır. 3. Yabancı sermayeli işletmeler, Çin'in dış ticaretindeki artışın temel dayanağı haline gelmişlerdir. 1995 yılında Çin'in dış ticaretinde elde edilen net gelirin yarısı yabancı sermayeli işletmeler tarafından oluşturulmuştur. 4. Çin'in dış ticaret ortaklarında sürekli bir artış olmuştur. Çin'in dış ticaret ortakları, 1994 yılında 221 ülke ve bölgeden oluşurken bu sayı 1995'te 227'ye yükselmiştir. Japonya hala Çin'in en büyük ticaret ortağıdır ve toplam ikili ticaret hacmi 1995 yılında bir önceki yıla göre yüzde 19.9 artarak 57.47 milyar dolara ulaşmıştır. Çin'in öteki başlıca ticaret ortakları arasında Hong Kong, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, ASEAN, Tayvan Eyaleti ve Kore Cumhuriyeti bulunmaktadır. 1995'te Çin hükümeti ilk kez dünyanın şu andaki yıllık ticaret hacminin yedide birini oluşturacak büyük bir ithalat planını açıklamıştır. Çin'in toplam ithalati bu yüzyılın sonuna kadar l ,000 milyar dolara ulaşacaktır. Bu plan, gelecek beş yıl içinde Çin'in ekonomik yapılanma iÇin büyük bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.
 
 
 

Çin, yabancı sermayeyi özellikle krediler ve doğrudan yatırım şeklinde kabul etmektedir. 1979'dan 1995'e kadar Çin, fiilen 91.44 milyar dolar kredi ve 137.7 milyar doğrudan yatırım dahil olmak üzere 229.14 milyar yabancı sermaye kullanmıştır. Yabancı sermaye Çin'in inşaat iÇin gereksinim duyulan mevcut fonlardaki eksikliği telafi etmesini, enerji kaynakları çıkarma faaliyetleri, ulaştırma ve haberleşme tesisleri ve ham ve yarı mamul malzeme sanayiini geliştirmesini, gelişmiş teknolojiden yararlanmasını ve ülkenin ihracat yoluyla döviz kazanma kabiliyetini güçlendirmesini sağlamıştır. Yabancı yatırımcılar da bunun karsılığında Çin'de pazar ve kar elde etmişlerdir. Dış krediler, yabancı hükümetlerin veya uluslararası finans kuruluşlarının verdiği krediler, yabancı bankaların verdiği ihracat kredileri ve yabancı ticari bankalardan alınan krediler yanısıra uluslararası piyasada ihraç edilen tahvil, teminatsız tahvil ve hisse senedi yoluyla elde edilmektedir. Çin, dış kredileri özellikle büyük ve orta çaptaki inşaat projeleri iÇin kullanmaktadır. Bunların bir çoğu enerji, ulaştırma ve haberleşme yanısıra petrokimya, demir ve çelik, hafif sanayi, tarım, eğitim ve kültür, ve bilimsel araştırma alanlarındaki projelerdir. Yabancı işadamlarının doğrudan yatırımları ise genellikle Çin-yabancı ortak girişim işletmeleri, Çin-yabancı kooperatif işletmeleri ve tamamen yabancı sermayeli işletmelerin kurulması yanısıra kaynakların işbirliği iÇinde geliştirilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. 1979 ile 1995 arasındaki dönemde Çin'deki onaylanmış yabancı yatırımlı projelerin sayısı 258,000'e ulaşmıştır (234,000'i yabancı sermayeli işletme, diğerleri ise birlikte geliştirme, telafi amaçlı ticaret, işleme ve montaj ve uluslararası kiralama projelerinden oluşmaktadır). 1995'te dış yatırımlar dört özelliğe sahipti: l. Yatırımlar artmaya devam ederken gerçek yatırımlar, 1994'e göre yüzde 11.4 artarak 37.806 milyar dolara ulasmıştır. Çin, dünyada yabancı yatırımcıların ikinci büyük hedefi haline gelmiştir. 2. Çok uluslu şirketler, Çin'deki yatırımlarını artırmışlardır. Çoğunluğu Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Avrupa Topluluğu'ndan 154 200'ü aşkın çok uluslu şirket, 1995 yılına kadar Çin'de yatırım yapmış bulunuyordu. 3. Projelerin büyük çaplı yatırımları, yüksek teknoloji içerikleri ve gelişmiş yönetim düzeyi, sanayilerin ve ürün karışımının ayarlanmasında ve iyileştirilmesinde önemli rol oynamıştır. 4. Yatırım alanları genişlemiş ve ticaret, ulaştırma ve finans gibi üçüncül sanayiler, yabancı yatırımcıları çekmeye baslamıştır. 1980'lerin başından itibaren merkezi ve yerel yönetimler, havaalanları, karayolları, haberleşme tesisleri, elektrik ve su temini projeleri gibi çeşitli yatırım projelerini tamamlamak iÇin büyük miktarda insan gücü, malzeme ve para tahsis ederek yabancı işadamlarinin Çin'de yatırım yapma ve fabrika kurmaları iÇin daha iyi koşullar yaratmışlardır. Bu arada, yatırıma ilişkin koşullarda da değişiklik yapılarak dış ekonomik ve ticari ilişkiler konusundaki 500'ün üzerinde yasa ve yönetmelik birbiri ardına yürürlüğe konulmuştur. Bunlar, yabancı işadamlarının Çin'de yatırım yapmaları iÇin yasal temeli ve teminatı sağlamışlardır. Yabancı sermayeli işletmelerin yönlendirilmesine ilişkin geçici yönetmelikler ve yabancı sermayeli sanayiler rehberi'nde enerji kaynakları, ulaştırma, önemli ham ve yarı mamul ürünler ve yeni tarımsal teknikler yabancı yatırımlara açık alanlar olarak sınıflandırılmışlardır. Günümüzde dış ticaret, havayolu ulaşımı, ticaret, finans ve değerli metallerin çıkarılması gibi yabancı işadamlarına kapalı ve yasak bölgeler (B) olarak sınıflandırılmış olan bazı alanların, yabancı sermayeyi aşamalı olarak ve planlı bir şekilde kabul etmelerine izin verilmektedir.

Bu işbirliği başlıca üç şekilde gerçekleştirilmektedir: Öteki ülkelere Çin ekonomik ve teknik yardımı; sözleşmeli dış mühendislik projeleri, işgücü hizmetleri alanında işbirliği ve dış yatırım; ve uluslararası ikili ve çok taraflı ekonomik ve teknik yardım alınması. Çin, 1950'lerin başında merhum Başbakan Zhou Enlai tarafından 1964'te ifade edildiği şekilde "imkanlarına göre verme" fikrine ve "sekiz ilke "ye bağlı kalarak gelişmekte olan ülkelere ekonomik ve teknik yardım sağlamaya başlamıştır. Çin, tarım, ormancılık, su muhafazası ve hafif ve tekstil, gıda, enerji, makine, metalürji ve kimya sanayileri yanısıra ulaştırma, kültür ve eğitim, sağlık ve kamu hizmetleri alanlarında ekonomik ve teknik yardım yapmaktadır. Bunların bazıları büyük veya orta ölçekli projeler, diğerleri ise küçük yatırım, hızlı kazanç ve büyük karları içeren küçük projelerdir. 1995'e kadar Çin'in dış yardım projeleri 102 ülke ve bölgede 1,500'ü aşmıştır. Dış sözleşmeli projeler, işgücü alanında işbirliği ve yabancı yatırımlar, 1976'dan bu yana Çin'de ekonomik girişimler olarak ortaya çıkmıştır. 1995'e kadar Çin, 178 ülke ve bölge ile dış mühendislik projeleri veya işgücü hizmetlerini kapsayan 82,000'den fazla sözleşme imzalamıştır. Sözleşmeli sermaye 50.07 milyar dolara ulaşırken, cirosu da 32.16 milyarı aşmıştır. Çin'in uluslararası sözleşmeli işgücü hizmetleri pazarına daha sonra katılmış olmasına karşın Çin şirketleri, "sözleşmeleri kesinlikle uyulması, kalitenin kalite edilmesi, küçük karlarla yetinilmesi ve eşit muamelenin vurgulanması" şeklindeki iş ilkelerine bağlı kaldıkları için uluslararası alanda itibar kazanmışlardır. Bu önemli projelerin bazıları, öteki ülkeler tarafından "model projeler" veya "Çin'in teşhir pencereleri" olarak adlandırılmaktadır. Bunlar arasında Yemen'de bir karayolu, belediye işleri ve bir cumhurbaşkanlığı konutu ve 600 konut, Kuveyt'te büyük bir deniz köprüsü, Macao'da International Bank, Hong Kong'da Kennedy rıhtımı, Tayland'da bir otel, Kahire'de "6 Ekim Kenti" ve Uluslararası Konferans Merkezi, Tunus'ta bir kanal, Cezayir'de yeni bir kent planlaması, Belize'de bir hidroelektrik santral ve Meksika'da bir petrol iskelesi iÇin tarama projesi bulunmaktadır. Çin'in yabancı ülkelerde kurduğu Çin yabancı ortak işletmeleri ve tamamen Çin sermayeli işletmelerin sayısı 1995'in ilk yarısında 5,000'in üzerindeydi. Bu firmaların toplam sermayesi 5 milyar dolardır ve 130 ülke ve bölgeye dağılmışlardır. Bu firmalar kaynak geliştirme, sinai ve tarımsal üretim, işleme ve montaj, sözleşmeli projeler, ulaştırma, finans, sigorta, turizm, sağlık, restoranlar ve danışmanlık alanlarında faaliyet göstermektedirler. İşletmeler, giderek tek bir faaliyet alanından holdinglere dönüşmüş, modern yönetime ve çok unsurlu idari sisteme sahip olmuşlardır. Çin, 1979'dan bu yana Birleşmiş Milletler Kalkınma kuruluşları ile farklı türde bir çok taraflı işbirliği geliştirmiştir. Çin, "öteki ülkelere yardım yaparken yardım alma" politikasını benimsemiştir. Başka bir deyişle, Çin, BM kuruluşları aracılığı ile üçüncü Dünya ülkelerine yardım sağlamaya devam ederken aynı zamanda BM Kalkınma Programı, BM Sinai Kalkınma Örgütü, BM Nüfus Faaliyetleri Fonu, BM Çocuk Fonu, BM Gıda ve Tarım Örgütü, BM Teknik İşbirliği Departmanı, BM Doğal Afetler Yardım Örgütü, BM Uluslararası İşbirliği Merkezi ve Uluslararası Ticaret Merkezi gibi örgütlerden ücretsiz ekonomik ve teknik yardım almaktadır. Çin, ayni zamanda bazı gelişmiş ülkelerden ücretsiz ekonomik ve teknik yardım almıştır. Uluslararası çok taraflı ve iki taraflı yardım, Çin'deki ekonomi, toplum, bilim ve teknolojinin gelişmesinde olumlu bir rol oynamaktadır.
 
 

31-12-2010

Çin sigorta sektörü, 20 yıllık bir kesintiden sonra 1980'de yeniden faaliyetlerine başlamış ve takip eden yılda Çin Halk 149 Sigorta Şirketi, bir idari kuruluştan bir ihtisas şirketine dönüştürülmüştür. Bu şirket, daha sonra genel müdürlük ve eyalet veya eşdeğer düzeyde şubelerden ilçe düzeyindeki alt şubelere kadar uzanan tam bir kurumsal yapıya kavuşmuştur. 1988'de özellikle kıyı bölgelerinde faaliyet gösteren Emniyet Sigorta Şirketi kurulmuştur. Bunun hemen ardından Ulaştırma Bankası, bütün ülkede hizmet veren Pasifik Sigorta Şirketi'ni kurmuştur. Bu şekilde merkezinde yeralan Çin Halk Sigorta Şirketi'nin öteki bir çok sigorta şirketi ile birlikte varolduğu bir sigorta sistemi biçimlenmeye başlamıştır. Temmuz 1996'da Çin Halk Sigorta Şirketinin adı Çin Halk Sigorta (Grubu) Şirketi olarak değiştirilmiştir. Bu, Çin Halk Sigorta Şirketinin idari sistemi ve faaliyet yöntemlerinin devrinde önemli bir adım oluşturmuş, modern bir işletme sistemi oluşturarak uluslararası piyasa ile bağlantıyı sağlamıştır.
Çin Halk Sigorta Şirketi, faaliyetlerine yeniden başlamasını izleyen ilk günlerde sadece işletmeler iÇin menkul ve gayrimenkul varlıkların sigortasi ile ilgilenmiştir. Bugün ise çeşitli sigorta şirketleri, ülke iÇinde ve dışında 280'den fazla çeşitte sigorta yapmakta ve bu sektör, giderek uluslararası sigorta sektörünün faaliyet kapsamına yaklaşmaktadır. 1995'te ülke iÇindeki menkul ve gayrimenkul mal sigortası 6,603.9 milyar yuana, yabancı işletmelerinki de 4,645.0 milyar yuana ulaşmıştır, ülke iÇindeki sigorta şirketlerinin geliri 45.332 milyar yuan, yabancı ülkelerdeki gelir ise 6.545 milyar yuan olmuştur. Iç tazminatlar 23.638 milyar yuan, yabancı ülkelerdeki tazminatlar ise 3.046 milyar yuan olarak gerçeklesmiştir.
 

31-12-2010

Çin'de sosyal güvenlik, sosyal sigorta, sosyal yardım, devlet yardımları ve sosyal hizmetlerden oluşmaktadır. Gerek devlet, gerekse toplum, yaşlılara, hasta ve özürlülere ve doğal afet kurbanlarına maddi yardım sağlamaktadır. Bu güvenlik ağı, işçilere bir felaketle karşılaşmaları halinde gereksinimlerinin karşılanacağı garantisini vermektedir. 1995'te kendilerini ciddi hastalığa karşı sigortalayan 5,700,000 (emekli veya başka) kişi dahil olmak üzere bütün ülkede yaklaşık 95 milyon işçi ve memur, işsizlik sigortası sistemlerine; kentlerde ve kasabalarda 89 milyon işçi ve memur, yaşlılık aylığı sistemlerine; 21 milyon emekli kıdemli asker, emekli işçi ve memur, başka türde sigorta kapsamına alınmıştır. Bütün ülkedeki iş ve işçi bulma kuruluşları bugüne kadar 2,500,000 işsiz işçi ve memura işsizlik yardımı yapmıştır.
1951'de Çin hükümeti, işçiler ve memurların hastalandıkları, yaralandıkları veya sakat kaldıkları, emekli oldukları, öldükleri veya doğum yaptıklarında devletten ne tür yardımlar alacaklarını açıkça belirten İşgücü Sigorta Yönetmeliklerini yayınlamıştır. İşletmeler ve hükümet organları ve kuruluşlarında erkek memurlar 60, kadın memurlar 55, kadın ve erkek işçiler de 50 yaşında emekliliğe hak kazanmaktadır. Emekli aylıkları, hizmet süresine göre asıl ücretin yüzde 75'i ile yüzde 100'ü arasında değişmektedir. Maluliyet nedeniyle erken emekli olan işçiler ve memurlar, eski ücretlerinin yüzde 40'ını almaktadır, l Mayıs 1995'ten itibaren çalışma süresi haftada beş güne indirilmiştir. Bunun sonucunda, işçiler ve memurların kültürel yaşamları daha renkli hale gelmiştir.
Ekonomik sistemin genel ıslahının bir parçası olarak sosyal güvenlik sisteminin ıslah edilmesi de gereklidir. Bu sosyal güvenlik reformu, hizmetlerin, finansmanın (devlet, kollektif birimler ve kişiler dahil), yönetimin, hizmet tesislerin ve hizmet personelinin sosyalleştirilmesi dahil olmak üzere devlet yardım sisteminin sosyalleştirilmesini amaçlamaktadır. Kırsal bölgelerde sağlanan sosyal sigorta düzeyi oldukça düşüktür ve genellikle yaşlıların bakımı, doğal afet yardımları, yoksulluk yardımları ve birleştirilmiş sağlık programlarının geliştirilmesine yöneliktir. 1995'te Çin'deki kasabaların yüzde 33.2'si, sosyal güvenlik ağları oluşturmuştu. 50 milyondan fazla köylü, yaşlılara bakım hizmeti veren programların kapsamına aınmıştı. 1995'te huzur evleri ve çocuk esirgeme kurumlarında 997,000 yatak bulunuyordu ve bunlar 767,000 kişiye hizmet veriyordu.
İşgücü sigortasına ilave olarak devlet organları ve öteki kuruluşlar, fabrikalar ve maden işletmeleri, kendi işçileri ve memurları iÇin kafeteryalar, ana okulları, kreşler, berberler ve hamamlar gibi başka bir çok tür hizmet vermektedirler. Bunlar çalışanlara düşük fiyatlarla kaliteli hizmet sunmaktadırlar. 
 

Çin vizesi