|
31-12-2010
Son günlerde hızlı yükselişleriyle rekor üstüne rekor kıran altın fiyatlarında sular hiç de durulacak gibi görünmüyor. Önümüzdeki döneme ilişkin öngörülerde bulunan analistler altının 1500-3000 dolar arasında seyredeceğini belirtiyor. Bu öngörüleri destekleyen bir açıklama da Çİn'den geldi. Çin Merkez Bankası'nın danışmanlarından Xia Bin, Çin'in devasa büyükteki döviz rezervlerini çeşitlendirmek için altın rezervlerini artırması gerektiğini söyledi.
Eylül sonu itibariyle Çin'in altın rezervleri bin 54 ton. China Securities Journal'a konuşan Xia ayrıca, Çin'in Yuan cinsinden yeni kredileri 2011'de 7.1 trilyon Yuan seviyesine indirmesini beklediğini ifade etti. 2010 yılı için Yuan cinsinden yeni kredi hedefi 7.5 trilyon Yuan olmuştu. Öte yandan altın vadeli işlemlerde bin 380 doların üzerinde bulunuyor. Altın bu yıl içinde en yükse bin 433 doları görerek rekor kırmıştı. Habertürk Yeni Çin, 1949 yılında kurulduğunda eski rejimden iflas etmiş bir ekonomiyi devraldı. Tarımsal üretim düşmüştü. Yıllık hububat üretimi 113.18 milyon, pamuk üretimi de 444,000 tona kadar inmişti. Sinai üretim de azalmıştı. Zayıf bir altyapı ve geri kalmış teknoloji yüzünden temel ürünlerin üretim düzeyi düşüktü - yılda sadece 327,000 ton iplik, 1.89 milyar metre kumaş, 160,000 ton çelik ve 32 milyon ton tüvenan. İletişim ve ulaştırma da aynı şekilde geri kalmıştı, ülkenin 21,800 kilometre uzunluğundaki demiryolu hatlarinin sadece yarısı kullanılabiliyordu. Kontrolden çıkan enflasyon, korkunç bir yoksulluk iÇinde yaşayan halkı eziyordu. Kentlerde dört milyonun üzerinde işsiz insan yaşıyordu. Bu elverişsiz koşullara karşın Çin halkı, müreffeh bir ülke yaratmak iÇin çok çalıştı. Sekiz adet beş yıllık ulusal ekonomik ve kalkınma planını gerçekleştirdi. Dokuzuncu Beş Yıllık Plan (1996-2000) ise şu anda uygulanmaktadır.
31-12-2010
Ekonominin kalkınmasından sonra Çin'in genel gücü önemli ölçüde artmıştır. 1995'te 5,192 milyar yuan olan devlete ait kiymetler ve 5,826.1 (milyon) yuan düzeyindeki GSYIH'si Çin'i dünyada altıncı sıraya yerleştirmiştir. Çin, hububat, pamuk, kumaş, et, su ürünleri, yumurta, nebati yağ, tarımsal kullanım iÇin plastik örtü, kömür, çimento, bisiklet, çamaşır makinesi, televizyon, porselen ve çanak çömlek, pamuk ipliği, tekstil, örülmüş elbise ve elbise üretimi dahil olmak üzere bazı temel sinai ve tarımsal ürünler açısından dünyada birinci sırada bulunmaktadır. Çelik, kimyasal iplik, yün kumaşı, maden, elektrik gücü ve kimyasal gübre ürünlerin üretimleri dünyada ileri sırada da bulunmaktadırlar. Bunlara ilave olarak, Çin bugün büyük çaplı madenleri ve elektrik santralleri 31-12-2010
1950'lerden itibaren Çin, yüksek düzeyde merkeziyetçiliğe dayanan bir planlı ekonomi uyguladı. Sözkonusu dönemde bu sistem, ülkenin mali ve maddi kaynaklari ve teknolojik güçlerini önemli projelere tahsis ederek, kaynakların akılcı dağıtımını sağlayarak, bölgesel ekonomiler arasında yeniden denge kurarak ve sanayileşme iÇin bir temel oluşturarak ekonomik ve sosyal kalkınmada etkin bir rol oynamıştır. Ancak ekonomik kalkınmanın kapsamının sürekli genişlemesi ve ekonomik yapının giderek daha karmaşık bir hal alması nedeniyle bu ekonomik sistemin kusurları giderek belirgin hale gelmiştir. Kamu mülkiyeti düzeyinde tek yanlı artışlara dayalı politika, Çin'in ilk aşama sosyalizmindeki üretici güçlerin gelisme düzeylerine uymamıştır. Hükümet ve teşebbüsler arasında görev ve sorumlulukların ayrımı açık bir şekilde yapılmamıştı ve devlete ait teşebbüsler, yönetimde bağımsızlığa sahip degillerdi. Ekonomideki planlı ayarlamalara ağırlık verilirken değer kanunu ve piyasanın rolü ihmal edildi. Ekonominin yönetimi iÇin büyük ölçüde idari araçlara başvurulurken ekonomik teşvikler ve yasaların kullanımı gibi dolaylı düzenleyici araçlar gözardi edildi. Dağitimda, "herkesin aynı büyük tencereden yemek yemesi" ilkesi çerçevesinde körükörüne eşitlik politikasi izlendi. İşçiler, teşebbüslerinin başarısına, kar veya zarar ettiğine bakılmaksızın aynı ücreti aldılar. Bueksiklikler, üretici güçlerin gelişmesini engelledi. Bu nedenle Çin'in ekonomik kalkınması iÇin planlı ve sistemli bir ekonomik yeniden yapılanmanın büyük önem taşıdığı anlaşıldı. 31-12-2010
Önceki başlıkta tanımlanan ekonomik yapısal reformlara dayalı olarak Ekim 1992'de yapılan ÇKP 14'üncü Ulusal Kongresi, bir sosyalist piyasa ekonomisi sisteminin oluşturulmasını Çin'in ekonomik reformunun hedefi olarak belirleyerek Çin'in ulusal ekonomisinin gelişiminde tarihi bir değişikliğin işaretini vermiştir. Mart 1993'te yapılan Sekizinci Ulusal Halk Kongresinin Birinci Toplantısında kabul edilen Anayasa değişikliği ile "ulusun bir sosyalist piyasa ekonomisi uygulayacağı" öngörülmüştür. Çin'in sosyalist piyasa ekonomisi, temel sosyalist sistemi ile yakından bağlantılıdır. Başka bir deyişle devlet tarafından makro düzeyde kontrol edilen piyasa, kaynakların tahsisi iÇin temel araç işlevi görecektir. Kasım 1993'te ÇKP 14'üncü Merkez Komitesinin üçüncü toplantısında kabul edilen Sosyalist Pazar Ekonomisi Yapısının oluşturulması konusundaki belirli konulara ilişkin karar, Çin'in ekonomik yapısal reformu iÇin genel plan ve eylem programı olmuştur. Bu kararın başlıca unsurları aşağıdaki şekilde özetlenebilir: Çeşitli mülkiyet biçimleri birlikte geliştirilirken kamu mülkiyeti, esas mülkiyet şekli olmaya devam edecektir. Devlete ait işletmelerin işletme mekanızmasında, piyasa ekonomisi şartlarına uygun değişiklikler yapılacak; işletmelerin mülkiyet hakları ve sorumlulukları açikca tanımlanacak, devletin görevleri bu işletmelerin görevlerinden ayrılacak ve işletmeler bilimsel olarak idare edilecektir. Kentsel ve kırsal pazarları birleştiren ve kaynak tahsisini en uygun hale getiren açik ve birlestirilmiş bir ulusal pazar sistemi oluşturulacaktır. Ulusal ekonominin sağlıklı bir sekilde gelişmesini sağlayacak ve büyük ölçüde dolaylı yöntemleri kullanan bir optimal makro-düzenleyici sistem kurulması iÇin hükümetin ekonomi idaresine ilişkin görevlerinde değişiklik yapılacaktır. Verimliliğe öncelik veren ve dağıtımda hakkaniyetin dikkate alındığı işe göre dağıtım ilkesine dayalı bir gelir dağıtım sistemi oluşturulacaktır. Bazı bölgeler ve bazı kişiler, ötekilerden önce zenginleşecektir, ancak ülke ortak refah yolunda ilerlediği iÇin bu süreç özendirilecektir. Son olarak kentsel ve kırsal kesimde yaşayanlar iÇin Çin'in ulusal özelliklerine uygun olan, ekonomik kalkınma ve sosyal istikrari destekleyen sosyal güvenliği garanti eden çok katlı bir sosyal güvenlik sistemi kurulacaktır. 31-12-2010
Çin, reform ve dış dünyaya açılma sürecinin daha iyi gerçekleştirilmesi ve ekonomik kalkınmanın canlandırılması iÇin 1980'den itibaren Guangdong Eyaletindeki Shen Zhen, Zhuhai ve Shantou'da , Fujian Eyaletindeki Xiamen'de ve biri de bütün Hainan Eyaletini kapsamak üzere beş özel ekonomik bölge kurmuştur. 1984'de 14 kıyı kenti yabancı yatırımlara açılmıştır. Bu kentler şöyledir: Dalian, Qinhuangdao, Tianjin, Yantai, Qingdao, Lianyun gang, Nantong, Shanghai, Ningbo, Wenzhou, Fuzhou, Guangzhou, Zhanjiang ve Beihai. Daha sonra 1985'ten itibaren devlet, Yangtze Nehri Deltasi, Inci Nehri Deltasi, güney Fujian'daki Xiamen-Zhangz- hou-Quanzhou üçgeni, Shandong ve Liaodong yarımadalarını ve He- bei ve Guangxi açık kıyı ekonomik bölgelerini tek bir açık kıyı kuşağı olarak birleştirerek açık kıyı bölgelerini genişletmeyi kararlaştırmıştır. 31-12-2010
Özel ekonomik bölgelerin oluşturulması, Çin hükümetinin önemli bir politikasidir. Çin'in dış dünyaya açılma "pencereleri" olan özel ekonomik bölgeler, ülkenin reform ve açılma çabalarının itici gücünü oluşturan motorlar ve deney alanları işlevini görmektedirler. Beş özel ekonomik bölgenin bir çoğu, Çin'in güneydoğusunda bulunmaktadır. 327.5 kilometre karelik Shenzhen Özel Ekonomik Bölgesi, Hong Kong sınırındaki Guangdong Eyaletinin güneyinde yeralmaktadır ve iki kısma bölünmüştür: Shantou'nun doğu banliyölerinde 22.6 kilometre karelik bir alan kaplayan Longhu ve Shantou'nun güneydoğusunda 30 kilometre karelik bir alanı kaplayan Guang'ao Yarımadası. 121 kilometre karelik Zhuhai Özel Ekonomik Bölgesi, Guangdong Eyaletinin güneyinde, Inci Nehrinin halicinin batısında yeralmaktadır ve güneyde Macao ile bitişiktir. Xiamen Adası ve Gulang Adacığını kapsayan 131 kilometre karelik Xiamen Özel Ekonomik Bölgesi ise Fujian Eyaletinin Xiamen kentinde bulunmaktadır. Çin'in en büyük özel ekonomik bölgesi olan 34,000 kilometre karelik Hainan Özel Ekonomik Bölgesi, Çin'in en güneyindeki Hainan ada eyaletinin tamamını kapsamaktadır. 1992'de Yangpu Yarımadasında Hainan'in kuzey batısında 30 kilometre karelik Yangpu Kalkınma Bölgesi kurulmuştur. 14 açık kıyı kenti, sürekli bir ekonomik kalkınmaya sahne olmuştur. 1995'te bunların toplam sinai üretimlerinin değeri, bir önceki yıla göre yüzde 5.8 artarak l ,591.96 milyar yuana çıkmıştır. Eski işletmelerin dönüştürülmesi, ürünlerin güncelleştirilmesi ve kalitelerinin artırılması, ileri teknoloji kullanılması ve yüksek teknoloji projelerinin geliştirilmesi alanlarında da büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Binlerce yeni markalı ürün, uluslararası pazarlara girmiştir. Ayrıca, bu açık kentlerde kurulan ekonomik ve teknolojik kalkınma bölgeleri, yabancı yatırımcılar iÇin bir ilgi odağı haline gelmiştir. 1995'te 14.96 milyar dolar tutarında yabancı yatırım, bu 14 açık kıyı kenti tarafından kullanılmıştır. 350 kilometre karelik Pudong Yeni Bölgesi, Huangpu Nehrinin doğu yakasında Shanghai'ın eski kısmının karşısında yeralmaktadır. Bu alan, Pudong'un, Shanghai'ın sahip olduğu coğrafi konum, profesyonel personel ve sağlam ekonomik temel avantajlardan yararlanarak yukarıda Yangtze Nehri boyunca yeralan kentlerin ekonomik faaliyetlerini kanalize eden ve yönlendiren ve bunların dışa açılmasını destekleyen bir "ejderha başı" işlevi görebilmesi iÇin oluşturulmuştur. Daha da önemlisi, Shanghai kentini bir uluslararası ekonomik, mali ve ticaret merkezi konumuna getirmek ve Yangtze Nehri Deltası ve bütün Yangtze Nehri vadisi ekonomisinde büyük bir atılım gerçekleştirmek için lokomotif işlevi görecektir. Pudong Yeni Bölgesi, 1990'larda ve hatta gelecek yüzyılda Çin'in ekonomik yapılanma stratejisinin vazgeçilmez bir unsuru olacaktır. Devlet, Pudong Yeni Bölgesinde, özel ekonomik bölgelerin yararlanamadığı bazı özel tercihli politikalar uygulamaktadır. Örneğin, özel ekonomik bölgelerde uygulanan gümrük vergileri, gelir vergisi ve ithalat ve ihracat izni şartlarının azaltılması veya kaldırılması şeklindeki tercihli politikalara ilave olarak devlet, Pudong'un yabancı işadamlarının mali kuruluşlar, büyük mağazalar, süpermarketler ve öteki üçüncü teşebbüsleri kurmalarına izin vermesine imkan tanımaktadır. Devlet ayrıca Shanghai kentine, bir menkul kıymetler borsası kurma izni vermiştir ve hisse senedi ihracına izin vermektedir.
31-12-2010
Serbest ticaret bölgelerinin kurulması, Çin hükümetinin, dışa açılmanın genişletilmesi ve yabancı yatırımların cezbedilmesi iÇin uygulamaya koyduğu bir başka önemli tedbirdir. Çin'deki bir serbest ticaret bölgesi, öteki ülkelerdeki serbest limanlara veya serbest ticaret bölgelerine benzeyen dışa kapalı tesislerin bulunduğu küçük bir özel alandır. Ihraç ürünlerinin işlenmesini ve dış ticareti birleştiren, özel gümrük tarife politikaları uygulayan ve özel idare yöntemleri uygulayan bir gümrük denetimli hizmet alanıdır. 1990 ve 1992 yılları arasında Çin hükümeti, 13 serbest ticaret bölgesinin kurulmasını onaylamıştır: l) Yangtze Nehri ağzının güney kıyısında bulunan Shanghai'daki 5.5 kilometre karelik Waigaoqiao Serbest Ticaret Bölgesi, şu anda Çin'in en açık serbest ticaret bölgesidir. 2) Ti-anjin limanına bitişik arazide yeralan beş kilometre karelik Tianjin Limanı Serbest Ticaret Bölgesi, kuzey Çin'deki en büyük serbest ticaret bölgesidir. 3) Dalian Ekonomik ve Teknolojik Gelişme Bölgesinin doğu kesiminde bulunan 1.25 kilometre karelik Dalian Serbest Ticaret Bölgesi, kuzeydoğu Çin'in açılması iÇin önemli bir penceredir. 4) 0.2 kilometre kare alana sahip Shatoujiao Serbest Ticaret Bölgesi, Shenz-hen'deki Shatoujiao Ilçesindedir. 5) l .35 kilometre karelik Futian Serbest Ticaret Bölgesi, Hong Kong'a bitişik olan Shenzhen'deki Huang-gang Limanında bulunmaktadır. 6) l .4 kilometre karelik Guangzhou Serbest Ticaret Bölgesi, Guangzhou Ekonomik ve Teknolojik Gelişme Bölgesinin kuzeydoğu kısmında yeralmaktadır. 7) Yangtze'nin aşağı kesimlerindeki Zhangjiagang Limaninin doğu tarafında bulunan Zhangjiagang Serbest Ticaret Bölgesi, şu anda Çin'in bir iç nehir limanındaki yegane serbest ticaret bölgesidir; başlangıçta 2 kilometre kare alana sahip olan bu bölgenin 4.1 kilometre kareye genişletilmesi planlanmaktadır. 8) l .93 kilometre karelik Haikou Serbest Ticaret Bölgesi, Hainan Eyaletinin başkenti olan Haikou'daki Jinpan Işleme Bölgesinde yeralmaktadır. 9) Qingdao yakınlarındaki Jiaozhou Körfezi'nin batı kıyısında yeralan Qingdao Serbest Ticaret Bölgesinin, 2.5 kilometre karelik bir alanı kaplaması planlanmaktadır 10) 2.3 kilometre karelik Ningbo Serbest Ticaret Bölgesi, Ningbo'daki Beilun Limanının kuzey kısmında bulunmaktadır. 11) 1.8 kilometre karelik Fuzhou Serbest Ticaret Bölgesi, Fuzhou'nun Mawei Ekonomik ve Teknolojik Gelişme Bölgesindedir. 12) Xiamen Özel Ekonomik Bölgesindeki Xiang-yu Serbest Ticaret Bölgesi, başlangıçta 0.6 kilometre karelik bir alana sahip olacaktır. 13) 2.3 kilometre karelik Shantou Serbest Ticaret Bölgesi, Shantou Özel Ekonomik Bölgesi'nde yeralmaktadır. 31-12-2010
1992 yılının Mart-Temmuz döneminde Çin, Huichun (Jilin Eyaleti), Suifenhe ve Hiehe (Heilongjiang), Manz-houli ve Erenhot (Iç Moğolistan), Tacheng, Bole ve Yining (Xinjiang), Hekou, Wanding ve Ruili (Yunnan) ve Pingxiang ve Dongxing (Gu-angxi) kentlerini açmıştır. Devlet ayrıca sınır ve kıyı eyaletleri ve özerk bölgelerinin yedi başkentini (Nanning, Kunming, Urumqi, Hoh-hot, Harbin, Changchun ve Shijiazhuang) ve Taiyuan, Hefei, Xining ve Yinchuan dahil olmak üzere iç eyaletler ve özerk bölgelerin 11 başkentini açmıştır. Bu açık sınır kentleri, komşu ülkelerle ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesi konusundaki avantajlarından yararlanacak bir konuma sahiptir. Bugün, bu açık kentlerin tamamı kendi altyapı inşaatlarını hızlandırmakta ve yabancı ülkelerle sınır takas ticareti ve ekonomik işbirliğini geliştirmektedirler. Devlet Konseyi yönetmelikleri çerçevesinde bu 13 sınır kenti, kendi ekonomik işbirliği bölgelerini kurma ve kıyıdaki ekonomik ve teknolojik kalkınma bölgelerinde uygulanmakta olanlara benzer tercihli politikaları uygulama yetkisine sahip bulunmaktadırlar. Bu açık sınır kentleri, ekonomik refahları ve sosyal ilerlemelerine büyük katkıda bulunan sınır ticaretinin, ihracatın ve turizmin geliştirilmesi iÇin büyük gayret göstermektedirler. 1995'te 13 açık sınır kentinin toplam GSYIH'si, açılmadan önce 1991 yılındaki düzeyi ile karşılastırıldığında yüzde 91.2 artarak 19.12 milyar yuana ulaşmıştır. Aynı yıl içinde bu 13 açık sınır kentinde 287 yabancı sermayeli işletme kurulmuş ve fiilen 890 milyon dolar yabancı sermaye kullanılmıştır. 31-12-2010
Bankacılık sisteminin ıslahı, Çin'in ekonomik yapısal reformunun en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır. Eski sistemde Çin Halk Bankası, bir merkez bankası olarak faaliyet gösterirken aynı zamanda tek bir örgütlenme sistemi iÇinde sinai ve ticari krediler ve tasarruflardan sorumluydu. Uzmanlaşmış ulusal bankaların ana organı oluşturduğu yeni bankacılık sistemi ise merkez bankasının denetiminde faaliyet göstermektedir. Sorumluluğun bölünmesini akılcı bir şekilde koordine eden çok çeşitli türde bankacılık kuruluşları bulunmaktadır. 31-12-2010
Bankalar ve kredi kooperatiflerinin sermayeleri esas olarak mevduatlar (işletmeler, kamu maliyesi, sermaye inşası, resmi kuruluşlar, halk kurumları, köyler, kentlerde ve köylerde yaşayanların kişisel tasarrufları), tahvil ihracı, uluslararası bankacılık kuruluşlarından alınan krediler, şu anda yürürlükte bulunan para birimi ve bankaların kendi sermayelerinden oluşmaktadır. 1995'te kredi fonları 5,398.9 milyar yuan olmuştur. Bunun yüzde 26.9'u işletmelerden gelen mevduatlar, yüzde 40.6'sı da kentlerdeki mevduatlardan oluşmuştur. Kredi fonları çeşitli kredileri (devlet işletmeleri, kollektif isşetmeler, sinai ve ticari işletmelerde çalışanlar ve tarım işletmeler iÇin alınan krediler), satın alınmış tahvilleri, altını, dövizi, uluslararası mali kuruluşlarındaki sermayeyi, mali ödünçleri ve öteki harcamaları kapsamaktadır. Sinai ve ticari işletmeler ve tarım kredileri, bu mali sektörün büyük bölümünü oluşturmaktadır. Sinai ve ticari işletmeler ve tarıma 1995 yılında verilen krediler, toplam kredilerin yüzde 58.1 üzerinde 2,287.42 milyar yuan olarak gerçekleşmiştir. Piyasa ekonomisi sisteminin kurulması ile merkez bankasının faiz oranları ve kredileri, reeskont ve mevduatın rezerv fonları gibi ekonomik araçlar, makro-finansal denetimin bir parçası olarak kullanılmaktadır. 31-12-2010
Çin'in resmi parası olan Renminbi (RMB), Çin Halk Bankası tarafından dolaşıma sokulmakta ve denetlenmektedir. Para birimi yuandır (bir yuan 10 jiao'ya, l jiao da 10 fen'e eşittir), l Mart 1993 itibari ile her Çinli veya yabancı, Çin'e girerken veya ayrılırken beraberinde 6,000 yuan RMB götürebilir. Bu tarihten önce RMB ile Çin'e girmek veya çıkmak yasaktı. Çin, Kambiyo Denetimi Genel İdaresi aracılığı ile döviz üzerinde merkezi denetim uygulamaktadır. Devlet, ihracatı teşvik etmek ve yabancı ticari işletmelerin "bağımsız muhasebelere sahip olmaları ve kendi kârları ve zararlarından tek başına sorumlu" olmalarını sağlamak amacıyla resmi kur ve piyasa kuru arasındaki farkı aşamaları olarak azaltmak iÇin RMB kurunu sürekli olarak ayarlayarak, bir yönetilen dalgalı kur sistemi oluşturmuştur. 31-12-2010
Çin'de istihdam edilen kişi sayısı hızla artmaktadır. 1995'in sonunda çalışan kişilerin sayısı 1949'a göre (180.82 milyon) 3,5 kat artarak 623.88 milyona ulaşmıştır. Bunlar arasında ana sanayilerde çalışan 330.18 milyon kişi, ikincil sanayilerde çalışan 143.15 milyon kişi ve üçüncü sanayilerde çalışan 150.55 milyon kişi bulunuyordu. Bunların toplam sayı iÇindeki oranı sırasıyla yüzde 52.9, yüzde 23 ve yüzde 24.1'di. 31-12-2010
Çin'deki ücret sisteminin temel ilkesi, "herkesten yeteneğine göre, herkese çalışmasına göre" şeklindeki sosyalist ilkedir. Yeni Çin'in ilk yıllarında Çin hükümeti, eski sistemin adil olmayan ücret sisteminde aşamalı olarak bu sosyalist ilkeye uygun değişiklikler. 1956'da birleştirilmiş bir ücret sistemi oluşturulmuştur. O tarihten bu yana geçen sürede işçiler ve memurların ücretlerinde bir kaç kez ayarlama yapılmıştır. Bu değişikliklerin en önemlisi 1979'dan sonra ikramiye, parça başı ücret ve temel gıda dışındaki gıda maddelerinde fiyat artışı yardımlarının uygulanması ile gerçekleşmiştir. Bu şekilde, nakit ücretlerde önemli bir artış sağlanmıştır. 1995'te ortalama ücret 5,500 yuandı. Fiyat artışlari dikkate alındığında 1995'deki gerçek ücretler, 1978'e göre yüzde 77.1 yüksekti. Bu, 1952 ve 1978 yılında gerçekleşen yüzde 0.4 oranındaki yıllık büyüme oranını oldukça geride bırakan yıllık yüzde 3.4 oranında bir artışı ortaya koymaktadır. Çin'deki ücretler saat ücretleri, parça başı ücretler, ikramiyeler ve çeşitli tazminatları kapsamaktadır. Çin hükümeti, 1985'te ücret sisteminde körü körüne izlenen eşitliğin yarattığı ciddi sorunları ve öteki çarpıklıkları düzeltmek iÇin ücret sisteminde baştan asağı değişiklik yapmayı kararlaştırmıştır. Resmi dairelerde ve halk kuruluşlarında ücretler, görev sorumluluğunun bir fonksiyonu olarak değerlendirilmiştir. Bilim, eğitim, sağlık ve spor kuruluşlarında çalışanlar iÇin derecelendirilmiş ücret sistemi kullanılmaktadır. Bir çok fabrika, maden ve işletme iÇin sekiz dereceli bir ücret sistemi benimsenmiştir. Çok sayıda işletme, toplam ücretlerin işletmenin gelirini yansıttığı bir sistem uygulamaktadır. Bir işÇinin çalışması karşılığında aldığı ücret, bu işletmenin faaliyetlerinin verimliliğine ve kişinin katkısına bağlıdır. Bu nedenle işletmenin varlıklarına paralel olarak yükselmekte veya düşmektedir. İkramiyeler yanısıra sahada çalışma, yeraltında çalışma, yüksek sıcaklıklarda çalışma ve tıbbi ve sağlık nedenleriyle çeşitli türlerde tazminatlar ödenmektedir. Özel hizmetler vermiş olan araştırma personeli iÇin temel gıda maddeleri dışındaki gıda maddeleri ve kira içi yardım uygulanmaktadır. Bu şekilde, ücretin ikramiye ve tazminatlardan oluşan kısmı yükselmektedir. 1978'de devlete ait ekonomik birimler tarafından ödenen ücretlerin yüzde 8.9'u ikramiye, parça başı ücret ve yardımlardan oluşurken bu oran 1995 yılında yüzde 39.8'e çıkmıştır. Saat başı ücret ve parça başı ücretlerin oranı ise yüzde 85.8'den yüzde 55.6'ya düşmüştür. 31-12-2010
Köylülerin gelirleri 1949 ile 1957 1958 ve 1978 arasında ortalama bir köylünün net geliri, yılda yüzde 2.9 oranında artarak toplam yüzde 83 yükselmiştir. 1979'dan bu yana köylülerin gelirlerinde, aile sözleşmeli sorumluluk sistemi, ekonominin çeşitlendirilmesi ve kırsal işletmelerin oluşturulması gibi yeni kırsal politikalar sayesinde artış olmuştur. Bunlara ilave olarak devlet, tarım ürünleri ve yan ürünlerin satın alış fiyatlarını önemli ölçüde yükseltmiştir. Köylü aileleri arasında yapılan örneklemeye dayalı anketler, 1995'te ortalama bir Çinli köylünün l ,578 yuan kazandığını göstermektedir. Bu rakam, enflasyonun hesaba katılmasından sonra 1978'deki gelirine göre 3.8 kat ve yılda ortalama yüzde 8.1 oranında bir artış olduğunu ortaya koymaktadır. Kentlerde yaşayan ailelerin gelirleri, çalışan aile bireylerinin sayısı ve bunların aldıkları ücretler, ikramiyeler ve yardımlara göre değişiklik göstermektedir. Günümüzde daha fazla sayıda aile bireyi çalışmaktadır. Her işçi 1957'de 3.3 kişi ve 1978'de 2.1 kişinin geçimini sağlarken 1995'te 1.7 kisinin geçimini sağlamıştır. Kentlerdeki gelirler de ücret artışları, ikinci işlerden elde edilen ilave gelir, işgücü sigorta ve yardım fonları nedeniyle yükselmiştir. 1995'te kentlerde yasayan aileler arasında yapılan örneklemeye dayalı anketler, kentlerde oturanların geçim giderleri iÇin harcadığı kişi başına gelirin 3.893 yuan olduğunu göstermiştir. Bu rakam, enflasyon dikkate alındığında 1978'deki rakamın 2.9 katıdır ve her yıl ortalama yüzde 6.4 oranında bir artışı temsil etmektedir. Kentsel ve kırsal kesimde yaşayanlar gelirleri yükseldikçe sadece yaşam standartlarını iyileştirmekle kalmamakta, aynı zamanda tasarruf etmektedirler. 1995'in sonunda kentsel ve kırsal kesimlerdeki kişisel banka mevduatları, 1978'e göre 140.8 kat artarak 2.96623 trilyon yuana ulaşmıştır. Gelir yükseldikçe tüketim ve tüketim alışkanlıkları da kaÇinılmaz olarak artmış veya değişmiştir. 1978'de 184 yuan olan ulusal düzeyde ortalama kişi başına tüketim, sabit fiyatlarla yılda ortalama yüzde 7.4 oranında artarak 1995'te 2,311 yuana ulaşmıştır. Aynı dönemde ortalama kentsel kişi başına tüketim, aynı dönemde yılda ortalama yüzde 6.7 artarak 5,044 yuan, kırsal tüketim de yılda ortalama yüzde 7.1 artarak 1,479 yuan olmustur. 1995'te kentlerde gıda maddeleri masrafları, tüketim masraflarının yüzde 49.9'unu oluşturmuştur. Bu çağdaş düzeye yakın bir orandır. Tüketim alışkanlıkları, temel geçim ihtiyaçlarının karşılanması çabasından refah yükseldikçe artan yeni gereksinimlere dönüşmüştür. 31-12-2010
Çin'in iç ticareti büyük ölçüde gıda dışı emtia, gıda ürünleri ve hizmetlerden oluşmaktadır. 31-12-2010
Çin'in ticari sistemi, bir kaç sektöre ayrılmaktadır: devlete ait, kollektif işletmelere ait, özel sektöre ait, kişilere ait, müşterek mülkiyete tabi, hisse senedi mülkiyetine tabi ve Çin-yabancı mülkiyetine tabi sektörler. 1995'te devlete ait kısmın, toplam perakende tüketici mal satışlarındaki payı yüzde 29.8, kollektif işletmelerin payı yüzde 19.3, öteki sektörlerin payı da yüzde 50.9 olmuştur. Devlete ait olmayan işletmelerin toplam satışları 1995 yılında perakende alanında yüzde 50 oranında paya sahip olmuştur. Ancak, devlete ait işletmelerin toplam satışları, hala toptan satışların üçte ikisinden fazlasını oluşturmaktadır. Devlete ait ticaret sektörü, iç piyasada emtia dolaşımı iÇin gerekli itici gücü ve temel kanalı sağlamaktadır. Bir bütün olarak ekonomi ve halkın geçimi iÇin önemli olan emtia kaynaklarını denetlemekte, iç piyasa ile farklı mülkiyet sistemlerini kullanan ticaret sektörü arasındaki ilişkiyi koordine etmekte ve bütün ülkede emtia dolaşımı yanısıra arz ve talep arasında dengeyi düzenlemektedir. Bu şekilde, piyasa fiyatlarının düzenlenmesi ve denetlenmesinde, üretimin gelişmesinin teşvik edilmesinde ve halkın günlük gereksinimlerinin sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır.
Çin'in perakende mallarının büyük bölümü, tekstil ve öteki hafif sanayilerle tarım sektörü tarafından üretilmektedir. Ancak, sinai ve tarımsal kalkınma ile halkın yaşam standartlarının iyileşmesi sonucunda tüketici mallarına karşı talep değişmiştir. Geçmişte insanlar sadece yeterli gıda ve giyecek peşinde koşarken, bugün besleyici gıdalara ilgi göstermekte, rahat ve şık giyecekler giymekte ve tanınmış markalı ve pahalı ürünler kullanmaktadırlar. 1995'te tüketici mallarının toplam perakende değeri, 2,062 milyar yuana ulaşmıştır. Fiyat artışları dikkate alındığında, bu rakam, 1978'e göre 4.5 kat artış olduğunu göstermektedir.
Fiyat reformunun hızlanması ile birlikte fiyatlar bir ölçüde yükselmiştir. 1995 yılında enflasyon büyük ölçüde kontrol altına alınmış ve piyasa fiyatlarındaki artış dalgası aylara göre yavaşlamıştır. Bu gelişme, emtia perakende fiyatlarındaki yıllık artışın yaklaşık yüzde 15'e çekilmesi hedefine ulaşılmasını sağlamıştır. Devlet, fiyat artışlarını gelecekte makro ekonomik yollardan kontrol altında tutmaya devam edecek ve fiyatların piyasada oluşması sürecini yaymaya devam edecektir. 31-12-2010
Öteki ülkelerle dış ticaretin ve ekonomik ve teknik işbirliğinin artırılması, Çin'in dış dünyaya açılma politikası yanısıra modernleşme ve kalkınma stratejisinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. 1979'dan bu yana dış ticaret hızla artmıştır. Çin, etkin bir şekilde ithalat / ihracat ticaretini artırmakta, teknoloji ithal etmekte ve yabancı ülkelere yardım vermektedir. Ayrıca yabancı sermayenin etkin kullanımını yaygınlaştırmış, yabancı ülkelerde sözleşmeli mühendislik projeleri ve işgücü hizmetlerinin kapsamını genişletmiş ve teknoloji ihracini artırmıştır. Yabancı işletmelere yatırım yapılması ve işletilmelerinde ilerleme kaydedilmiştir. Daha fazla uluslararası ikili ve çok taraflı ekonomik ve teknik yardım alınmaktadır. Çin'de uluslararası işbirliği ve değişimler iÇin çok biçimli bir yapı oluşmaya başlamıştır, ülkenin dış ekonomik ve ticaret ilişkileri, yeni bir çoğulcu aşamaya girmiştir. Bu aşamada dış ticaretle ilgilenen çeşitli işletmeler ihracattaki artışa dayalı olarak büyümekte, bunların ilerlemeleri de toplu ilerlemeyi desteklemektedir. 1995'e kadar Çin, bütün dünyada 227 ülke ve bölge ile ekonomik ve ticari ilişkiler geliştirmiş, Çin'in dışında 200'ün üzerinde ticari bağlantı kurmuştur. 1994'te dış ticaret iÇin zorunlu planların iptal edilmesi, toplam ithalat değerine ilişkin ilkelerin uygulanması, ihracat yoluyla döviz kazanılması ve ithalatin dövizle ödenmesi, önemli malların ithalatı ve ihracatına ilişkin kota yönetiminin iyileştirilmesi, gümrük tarifesi oranlarındaki ayarlamaların sürdürülmesi, ve dış ticarete ilişkin mevzuatın hızlandırılması dahil olmak üzere dış ticaret sisteminde önemli reformlar yapılmıştır. 1995'te bazı malların ithalatina ilişkin önemli izin ve kota kısıtlamaları kaldırılmıştır. Bu reformlar, Çin'in dış ekonomik ve ticari faaliyetlerinin, uluslararası ticaret örgütlerinin standartlarına uygun olmasını sağlamak uluslararası ekonomisinde geçerli olan kurallara uygun mekanizmayı kurmak iÇin gerçekleştirilmiştir. Gelecekte Çin'in dış ekonomik ilişkileri, sosyalist piyasa ekonomisi kurallarına uygun olarak ve uluslararası standartlara bağlı kalınarak geliştirilecektir. Çin, Temmuz 1986'da kurucu üyesi olduğu Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması'nda (GATT) akit devlet statüsünü yeniden kazanmak iÇin resmen başvuruda bulunmuştur. (GATT'nin kurucu üyesi olan Çin, tarihi sebeplerden dolayı bir zamandan O'nun ile ilişkisi kopmuştu.) Mart 1987'de GATT Yönetim Kurulu tarafından "Çin'in Kurucu Statüsü Çalışma Timi" oluşturularak 1992 yılından itibaren Çin'in GATT kurucu üyesi iade edilmesi anlaşması iÇin gerçekçi görüşme başlatılmıştır. Çin, GATT üyeliği ve dış ticaretinin gelişmesine uygun olarak 1991 yılında 225 çeşit ithal ürün, 1992 yılında da 3,371 çeşit ithal ürün üzerindeki gümrük vergisini azaltmıştır. 1993 yılında da 2,898 çeşit mal üzerindeki gümrük vergisini daha önceki oranın yüzde 45.6'sina indirmiştir. 1995 yılında 3,200 ithal ürüne uygulanan gümrük vergisi oranı, eski oranın yüzde 35.9'una düşürülmüştür. Bunu, Nisan 1996'da 4,000'in üzerinde ithal ürüne uygulanan gümrük vergilerinin, eski oranın yüzde 23'üne düşürülmesi izlemiştir. Çin hükümeti, gümrük tarifelerini, sonuçta gelişmekte olan ülkelerin ortalama düzeyine (yüzde 15) indirmeyi taahhüt etmiştir ve ithalat ruhsatlarının üçte ikisinden fazlasını kaldırmıştır. Çin, ayrıca ticaret görüşmelerinin Uruguay turundan sonra yayınlanan nihai bildiriyi ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Kuruluş Anlasmasi'nı imzalayarak gelişmekte olan bir ülke olarak Çin'in takdim edebileceği ayrıcalık ortaya koymuş ve samimiyetini göstermiştir. Fakat bir iki kurucu üyesi tarafından Çin'in bugünkü aşamada yüklenebileceğinden çok aşırı istekleri üzerinde ısrarda durması, Dünya Ticaret Örgütü'nün kurulmasından önceki görüşmelerin sonuçlanmamasına yol açmıştır. 1985 yılının sonunda GATT'in tarihi misyonu sona erilerek "GATT Çin Çalışma Timi"nden Çin'in WTO'ya katılması Çalışma Timi'ne olarak değiştirilmiştir. Çin'in dış ticaret sistemi, uluslararası ekonomi ve ticaret standartlarına uygundur ve Çin, WTO'ya katılmak iÇin gerekli bütün niteliklere sahiptir. Çin hükümetinin, WTO'ya katılma konusundaki tutumu açıktır. Gelişmekte olan ülke statüsü nedeniyle ve görüşmelerin Uruguay turunda varılan anlaşmaya dayalı olarak Çin, ekonomik kalkınma düzeyine uygun yükümlülüğü taahhüt edecektir. Ancak, WTO'ya ne zaman katıldığına bakılmaksızın reformlarını, dış dünyaya açılma sürecini ve modernleşme hamlesini sürdürecektir. Öteki ülkelerle eşitlik ve karşılıklı yarar esasına göre ikili ticaret işbirliği ve çok taraflı ticari ilişkileri geliştirmeye devam edecek, özgür ve adil bir dünya ticaret düzeni oluşturulması iÇin sürekli çaba harcayacaktır. 31-12-2010
1995'te Çin'in ithalat ve ihracatının toplam hacmi 1978'e göre 13.6 kat artarak 280.85 milyar dolara (148.77 milyar dolar değerinde ihracat ve 132.08 milyar dolar değerinde ithalat) ulaşmıştır. Çin'in 1978 yılında 32'inci sırada olan dünya ticaret hacmindeki yeri l l'inci sıraya yükselmiştir. Ihraç ürünleri iÇinde sinai mamul ürünlerin payı, 1978'deki yüzde 46.5 iken 1995'te yüzde 85.6'ya çıkmıştır. İlk ürünlerin 1978'de 53.5 olan payı ise 1995'te yüzde 14.4'e düşmüştür, ithal mallar iÇinde sinai mamul ürünlerin oranı, yüzde 80 dolayında kalmıştır. 1995'te Çin'in ithalat ve ihracat özellikleri şöyle olmuştur: 1. İthal ve ihraç ürünleri yapısının daha uygun hale getirilmesi. İhraç ürünleri iÇinde elektro-mekanik ürünlerin hacmi, tekstil ürünlerinin hacmini aşarak Çin'in en büyük ihraç ürünü sektörü haline gelmiştir. Sinai mamul ürünlerin toplam ithalat iÇindeki payı bir önceki yıla göre yüzde 4.2 oranında azalırken ithalattaki artış hızı, önceki yıllara göre daha düşük olmuştur. 2. işlenmiş ürünlerin ithalat ve ihracat hacmi artmış, takas ticareti ise azalmıştır. 3. Yabancı sermayeli işletmeler, Çin'in dış ticaretindeki artışın temel dayanağı haline gelmişlerdir. 1995 yılında Çin'in dış ticaretinde elde edilen net gelirin yarısı yabancı sermayeli işletmeler tarafından oluşturulmuştur. 4. Çin'in dış ticaret ortaklarında sürekli bir artış olmuştur. Çin'in dış ticaret ortakları, 1994 yılında 221 ülke ve bölgeden oluşurken bu sayı 1995'te 227'ye yükselmiştir. Japonya hala Çin'in en büyük ticaret ortağıdır ve toplam ikili ticaret hacmi 1995 yılında bir önceki yıla göre yüzde 19.9 artarak 57.47 milyar dolara ulaşmıştır. Çin'in öteki başlıca ticaret ortakları arasında Hong Kong, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, ASEAN, Tayvan Eyaleti ve Kore Cumhuriyeti bulunmaktadır. 1995'te Çin hükümeti ilk kez dünyanın şu andaki yıllık ticaret hacminin yedide birini oluşturacak büyük bir ithalat planını açıklamıştır. Çin'in toplam ithalati bu yüzyılın sonuna kadar l ,000 milyar dolara ulaşacaktır. Bu plan, gelecek beş yıl içinde Çin'in ekonomik yapılanma iÇin büyük bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. 31-12-2010
Çin, yabancı sermayeyi özellikle krediler ve doğrudan yatırım şeklinde kabul etmektedir. 1979'dan 1995'e kadar Çin, fiilen 91.44 milyar dolar kredi ve 137.7 milyar doğrudan yatırım dahil olmak üzere 229.14 milyar yabancı sermaye kullanmıştır. Yabancı sermaye Çin'in inşaat iÇin gereksinim duyulan mevcut fonlardaki eksikliği telafi etmesini, enerji kaynakları çıkarma faaliyetleri, ulaştırma ve haberleşme tesisleri ve ham ve yarı mamul malzeme sanayiini geliştirmesini, gelişmiş teknolojiden yararlanmasını ve ülkenin ihracat yoluyla döviz kazanma kabiliyetini güçlendirmesini sağlamıştır. Yabancı yatırımcılar da bunun karsılığında Çin'de pazar ve kar elde etmişlerdir. Dış krediler, yabancı hükümetlerin veya uluslararası finans kuruluşlarının verdiği krediler, yabancı bankaların verdiği ihracat kredileri ve yabancı ticari bankalardan alınan krediler yanısıra uluslararası piyasada ihraç edilen tahvil, teminatsız tahvil ve hisse senedi yoluyla elde edilmektedir. Çin, dış kredileri özellikle büyük ve orta çaptaki inşaat projeleri iÇin kullanmaktadır. Bunların bir çoğu enerji, ulaştırma ve haberleşme yanısıra petrokimya, demir ve çelik, hafif sanayi, tarım, eğitim ve kültür, ve bilimsel araştırma alanlarındaki projelerdir. Yabancı işadamlarının doğrudan yatırımları ise genellikle Çin-yabancı ortak girişim işletmeleri, Çin-yabancı kooperatif işletmeleri ve tamamen yabancı sermayeli işletmelerin kurulması yanısıra kaynakların işbirliği iÇinde geliştirilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. 1979 ile 1995 arasındaki dönemde Çin'deki onaylanmış yabancı yatırımlı projelerin sayısı 258,000'e ulaşmıştır (234,000'i yabancı sermayeli işletme, diğerleri ise birlikte geliştirme, telafi amaçlı ticaret, işleme ve montaj ve uluslararası kiralama projelerinden oluşmaktadır). 1995'te dış yatırımlar dört özelliğe sahipti: l. Yatırımlar artmaya devam ederken gerçek yatırımlar, 1994'e göre yüzde 11.4 artarak 37.806 milyar dolara ulasmıştır. Çin, dünyada yabancı yatırımcıların ikinci büyük hedefi haline gelmiştir. 2. Çok uluslu şirketler, Çin'deki yatırımlarını artırmışlardır. Çoğunluğu Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Avrupa Topluluğu'ndan 154 200'ü aşkın çok uluslu şirket, 1995 yılına kadar Çin'de yatırım yapmış bulunuyordu. 3. Projelerin büyük çaplı yatırımları, yüksek teknoloji içerikleri ve gelişmiş yönetim düzeyi, sanayilerin ve ürün karışımının ayarlanmasında ve iyileştirilmesinde önemli rol oynamıştır. 4. Yatırım alanları genişlemiş ve ticaret, ulaştırma ve finans gibi üçüncül sanayiler, yabancı yatırımcıları çekmeye baslamıştır. 1980'lerin başından itibaren merkezi ve yerel yönetimler, havaalanları, karayolları, haberleşme tesisleri, elektrik ve su temini projeleri gibi çeşitli yatırım projelerini tamamlamak iÇin büyük miktarda insan gücü, malzeme ve para tahsis ederek yabancı işadamlarinin Çin'de yatırım yapma ve fabrika kurmaları iÇin daha iyi koşullar yaratmışlardır. Bu arada, yatırıma ilişkin koşullarda da değişiklik yapılarak dış ekonomik ve ticari ilişkiler konusundaki 500'ün üzerinde yasa ve yönetmelik birbiri ardına yürürlüğe konulmuştur. Bunlar, yabancı işadamlarının Çin'de yatırım yapmaları iÇin yasal temeli ve teminatı sağlamışlardır. Yabancı sermayeli işletmelerin yönlendirilmesine ilişkin geçici yönetmelikler ve yabancı sermayeli sanayiler rehberi'nde enerji kaynakları, ulaştırma, önemli ham ve yarı mamul ürünler ve yeni tarımsal teknikler yabancı yatırımlara açık alanlar olarak sınıflandırılmışlardır. Günümüzde dış ticaret, havayolu ulaşımı, ticaret, finans ve değerli metallerin çıkarılması gibi yabancı işadamlarına kapalı ve yasak bölgeler (B) olarak sınıflandırılmış olan bazı alanların, yabancı sermayeyi aşamalı olarak ve planlı bir şekilde kabul etmelerine izin verilmektedir. Bu işbirliği başlıca üç şekilde gerçekleştirilmektedir: Öteki ülkelere Çin ekonomik ve teknik yardımı; sözleşmeli dış mühendislik projeleri, işgücü hizmetleri alanında işbirliği ve dış yatırım; ve uluslararası ikili ve çok taraflı ekonomik ve teknik yardım alınması. Çin, 1950'lerin başında merhum Başbakan Zhou Enlai tarafından 1964'te ifade edildiği şekilde "imkanlarına göre verme" fikrine ve "sekiz ilke "ye bağlı kalarak gelişmekte olan ülkelere ekonomik ve teknik yardım sağlamaya başlamıştır. Çin, tarım, ormancılık, su muhafazası ve hafif ve tekstil, gıda, enerji, makine, metalürji ve kimya sanayileri yanısıra ulaştırma, kültür ve eğitim, sağlık ve kamu hizmetleri alanlarında ekonomik ve teknik yardım yapmaktadır. Bunların bazıları büyük veya orta ölçekli projeler, diğerleri ise küçük yatırım, hızlı kazanç ve büyük karları içeren küçük projelerdir. 1995'e kadar Çin'in dış yardım projeleri 102 ülke ve bölgede 1,500'ü aşmıştır. Dış sözleşmeli projeler, işgücü alanında işbirliği ve yabancı yatırımlar, 1976'dan bu yana Çin'de ekonomik girişimler olarak ortaya çıkmıştır. 1995'e kadar Çin, 178 ülke ve bölge ile dış mühendislik projeleri veya işgücü hizmetlerini kapsayan 82,000'den fazla sözleşme imzalamıştır. Sözleşmeli sermaye 50.07 milyar dolara ulaşırken, cirosu da 32.16 milyarı aşmıştır. Çin'in uluslararası sözleşmeli işgücü hizmetleri pazarına daha sonra katılmış olmasına karşın Çin şirketleri, "sözleşmeleri kesinlikle uyulması, kalitenin kalite edilmesi, küçük karlarla yetinilmesi ve eşit muamelenin vurgulanması" şeklindeki iş ilkelerine bağlı kaldıkları için uluslararası alanda itibar kazanmışlardır. Bu önemli projelerin bazıları, öteki ülkeler tarafından "model projeler" veya "Çin'in teşhir pencereleri" olarak adlandırılmaktadır. Bunlar arasında Yemen'de bir karayolu, belediye işleri ve bir cumhurbaşkanlığı konutu ve 600 konut, Kuveyt'te büyük bir deniz köprüsü, Macao'da International Bank, Hong Kong'da Kennedy rıhtımı, Tayland'da bir otel, Kahire'de "6 Ekim Kenti" ve Uluslararası Konferans Merkezi, Tunus'ta bir kanal, Cezayir'de yeni bir kent planlaması, Belize'de bir hidroelektrik santral ve Meksika'da bir petrol iskelesi iÇin tarama projesi bulunmaktadır. Çin'in yabancı ülkelerde kurduğu Çin yabancı ortak işletmeleri ve tamamen Çin sermayeli işletmelerin sayısı 1995'in ilk yarısında 5,000'in üzerindeydi. Bu firmaların toplam sermayesi 5 milyar dolardır ve 130 ülke ve bölgeye dağılmışlardır. Bu firmalar kaynak geliştirme, sinai ve tarımsal üretim, işleme ve montaj, sözleşmeli projeler, ulaştırma, finans, sigorta, turizm, sağlık, restoranlar ve danışmanlık alanlarında faaliyet göstermektedirler. İşletmeler, giderek tek bir faaliyet alanından holdinglere dönüşmüş, modern yönetime ve çok unsurlu idari sisteme sahip olmuşlardır. Çin, 1979'dan bu yana Birleşmiş Milletler Kalkınma kuruluşları ile farklı türde bir çok taraflı işbirliği geliştirmiştir. Çin, "öteki ülkelere yardım yaparken yardım alma" politikasını benimsemiştir. Başka bir deyişle, Çin, BM kuruluşları aracılığı ile üçüncü Dünya ülkelerine yardım sağlamaya devam ederken aynı zamanda BM Kalkınma Programı, BM Sinai Kalkınma Örgütü, BM Nüfus Faaliyetleri Fonu, BM Çocuk Fonu, BM Gıda ve Tarım Örgütü, BM Teknik İşbirliği Departmanı, BM Doğal Afetler Yardım Örgütü, BM Uluslararası İşbirliği Merkezi ve Uluslararası Ticaret Merkezi gibi örgütlerden ücretsiz ekonomik ve teknik yardım almaktadır. Çin, ayni zamanda bazı gelişmiş ülkelerden ücretsiz ekonomik ve teknik yardım almıştır. Uluslararası çok taraflı ve iki taraflı yardım, Çin'deki ekonomi, toplum, bilim ve teknolojinin gelişmesinde olumlu bir rol oynamaktadır. 31-12-2010
Çin sigorta sektörü, 20 yıllık bir kesintiden sonra 1980'de yeniden faaliyetlerine başlamış ve takip eden yılda Çin Halk 149 Sigorta Şirketi, bir idari kuruluştan bir ihtisas şirketine dönüştürülmüştür. Bu şirket, daha sonra genel müdürlük ve eyalet veya eşdeğer düzeyde şubelerden ilçe düzeyindeki alt şubelere kadar uzanan tam bir kurumsal yapıya kavuşmuştur. 1988'de özellikle kıyı bölgelerinde faaliyet gösteren Emniyet Sigorta Şirketi kurulmuştur. Bunun hemen ardından Ulaştırma Bankası, bütün ülkede hizmet veren Pasifik Sigorta Şirketi'ni kurmuştur. Bu şekilde merkezinde yeralan Çin Halk Sigorta Şirketi'nin öteki bir çok sigorta şirketi ile birlikte varolduğu bir sigorta sistemi biçimlenmeye başlamıştır. Temmuz 1996'da Çin Halk Sigorta Şirketinin adı Çin Halk Sigorta (Grubu) Şirketi olarak değiştirilmiştir. Bu, Çin Halk Sigorta Şirketinin idari sistemi ve faaliyet yöntemlerinin devrinde önemli bir adım oluşturmuş, modern bir işletme sistemi oluşturarak uluslararası piyasa ile bağlantıyı sağlamıştır. 31-12-2010
Çin'de sosyal güvenlik, sosyal sigorta, sosyal yardım, devlet yardımları ve sosyal hizmetlerden oluşmaktadır. Gerek devlet, gerekse toplum, yaşlılara, hasta ve özürlülere ve doğal afet kurbanlarına maddi yardım sağlamaktadır. Bu güvenlik ağı, işçilere bir felaketle karşılaşmaları halinde gereksinimlerinin karşılanacağı garantisini vermektedir. 1995'te kendilerini ciddi hastalığa karşı sigortalayan 5,700,000 (emekli veya başka) kişi dahil olmak üzere bütün ülkede yaklaşık 95 milyon işçi ve memur, işsizlik sigortası sistemlerine; kentlerde ve kasabalarda 89 milyon işçi ve memur, yaşlılık aylığı sistemlerine; 21 milyon emekli kıdemli asker, emekli işçi ve memur, başka türde sigorta kapsamına alınmıştır. Bütün ülkedeki iş ve işçi bulma kuruluşları bugüne kadar 2,500,000 işsiz işçi ve memura işsizlik yardımı yapmıştır. |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
| Çin vizesi |